SAĞLIK
Giriş Tarihi : 06-05-2022 09:24   Güncelleme : 06-05-2022 09:24

Astım hastalarının yüzde 40’ında obezite görülüyor

Dünyada yaklaşık 370 milyon kişiyi etkileyen, ciddi bir halk sağlığı sorunu olan astım hastalığı, Türkiye’de her 13 kişiden birinde görülüyor.

Astım hastalarının yüzde 40’ında obezite görülüyor

Hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi olmadığına dikkat çeken Dr. Nurten Elkin, “Astım hastalarının yüzde 40’ında obezite görülüyor” dedi.
Her yaştan insanı etkileyen ancak doğru tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınabilen astım, sanıldığı gibi çocukluk hastalığı değil sonradan da gelişebiliyor. Her yıl vaka sayısında artışın yaşandığı hastalıkla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Nurten Elkin, doğru tedavi yöntemleri uygulanmazsa astım hastalarının günlük yaşam kalitelerinin düşebileceğini vurguladı.
“Dünyanın hiçbir yerinde astımı tamamen ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi yok”
Kronik bir akciğer hastalığı olarak bilinen astım, bulaşıcı bir enfeksiyon değildir. Ancak astıma alerjenler, mesleksel etkenler, tütün mamulleri kullanımı, ev içi ve dışı hava kirliliği, enfeksiyonlar, üst solunum yolu enfeksiyonu (nezle, sinüzit, burun polibi vs.), psikolojik faktörler, ilaçlar ve besinler gibi birçok etken sebep olabilmekte. Dünyanın hiçbir yerinde astımı tamamen ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi olmadığını belirten Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nurten Elkin, Türkiye’de her 12-13 yetişkinden birinde ve her 7-8 çocuktan birinde astım hastalığı görüldüğünü kaydederek, şunları söyledi:
“Hastalık tekrarlayan nefes darlığı, nefes alıp verirken ortaya çıkan hırıltı/hışıltı/ıslık sesi, göğüste baskı hissi ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterir. Astım tedavisinin amacı hastalığın şikayetlerinin kontrol altına alınması ve hastanın yaşamını normale en yakın şekilde devam ettirilmesidir. Uygun ilaç tedavisinin verilmesi ile astım belirtileri kontrol altına alınabilmektedir. Hastalığı başlatan etkenlerden sakınılması ve ilaçların doğru ve düzenli kullanılması oldukça önemlidir.’’ dedi.
Kilo kontrolü önemli
Yapılan araştırmalarda hastaların ilaçlarını doktorunun önerdiği şekilde kullanmasının, sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, sağlıklı ve dengeli beslenmenin, düzenli egzersiz yapmanın, solunan ortam havasını temiz tutmanın astımın kontrolünü kolaylaştırdığı göstermekte. Yüzde 30-40 oranında astımlı hastada obezite olduğunu bildirilmekte ve zayıflamak hastalık kontrolünü düzeltebilmektedir. Elkin, obezitesi olan astımlı hastalarda doktor ve diyetisyen gözetiminde kilo vermeleri hastalıkların seyrini olumlu etkileyeceğini, araştırmalarda sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, astımın kontrolünü kolaylaştırdığı gösterdiğini belirtti.
Astımınız varsa bunlardan uzak durun
Halk arasında doğru sanılan birçok yanlışın olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Nurten Elkin, özellikle astım hastalarının dikkat etmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
"1- Ev ve iş yerlerinde havalandırılma artırılmalı.
2- Ev tozu ve akarlarından korunulmalı, ev işi yaparken maske kullanılmalı.
3- Evcil hayvanlarla temas kurulması durumunda maske takılmalı.
4- Mevsim geçişlerinde polenden korunmak için güneş gözlüğü ve maske kullanımı ihmal edilmemeli.
5- Hastanın sigara dumanı ile teması önlenmeli.
6- Soba, fırın yakıtları, kızarmış yağ, oda spreyi, boya ve ciladan kaynaklı gazlardan kaçınılmalı, bu tür ortamlarda bulunulduğu durumlarda oda iyice havalandırılmalıdır.
7- Astım hastalarında, hastalık kontrol altındaysa egzersizler ve hatta ağır sporlar dahi yapılabilir.
8- Astım ilaçlarının bağımlılık yaptığı düşüncesi tamamen yanlış olup, tedavi kullanılan hiçbir ilacın bağımlılık yapıcı etkisi bulunmamaktadır. İlaçlar bırakıldığı zaman da hasta hiçbir yoksunluk çekmez.
9- Ev ortamında temizlik maddelerinde tuzruhu ve çamaşır suyu gibi tahriş edici maddeler kullanılmamalıdır.
Astımın tedavi ile kontrol altına alınabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Elkin, tetikleyici ve risk faktörlerinden uzak kalınması durumunda, gerekli koruyucu önlemlerin alınması ve hastanın tedaviye uyumunun artırılmasıyla hastalığın seyrinde önemli gelişmeler oluşabileciğini belirtti".