GÜNCEL
Giriş Tarihi : 16-08-2021 15:50   Güncelleme : 16-08-2021 15:50

Geleceğin şehirleri doğuyor

21’inci yüzyılın gerçek sorunlarına odaklanan Yeşil Rapido 2021’in ilk oturumunda ortaya çıkan sonuç şu: “Dünyayı kurtarmak için 20 yılımız var”. Peki ama neler yapmalıyız?

Geleceğin şehirleri doğuyor

-SEYYAH DERGİSİ AĞUSTOS 2021-

Ülkemizdeki yapı sektörünün çevre duyarlılığı konusunda gelişimine destek olmak amacıyla düzenlenen Yeşil Rapido 2021’in ilk oturumu online olarak gerçekleştirildi. “Dünyayı kurtarmak için sıfır karbonlu bina kodlarını benimsemeliyiz” mottosuyla başlayan konferansta sıfır karbonlu binalar, sağlıklı ve doğal yapı malzemeleri, mimaride sağlığa etki eden gürültü, hava ve aydınlatma üçgeni konularına dikkat çekildi. ArcheThink ortaklığı, Dörken Sistem stratejik ortaklığı ve Roca’nın konferans sponsorluğunda gerçekleşen ilk oturumda, tasarım ve mimarlık sektörleri özelinde “sürdürülebilirlik” konusuna odaklanıldı. 

SÜRDÜRÜLEBİLİR YAKLAŞIMLAR
Yapıların tasarım, mimarlık, planlama ve üretim süreçlerinde karbon salınımını engelleyecek bir vizyonun geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, alınacak sektörel önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. Yeryüzü Mimarisi konu başlığıyla yapıların tasarım ve inşa süreçlerinin çevresel etkilerinin azaltılması yönünde sonuçları kanıtlanmış öneriler sunan katılımcılar, daha yaşanabilir bir gelecek için rehber olarak kabul edilecek yol haritası sundu. İlk oturumun ardından And Akman ve Şahin Ekşioğlu’nun katılımı ile gerçekleşen panelde, değişen paradigmalar doğrultusunda daha sağlıklı yaşam alanları için mimarideki sürdürülebilir yaklaşımlar konuşuldu. Yapı biyolojisi ve ekolojisi üzerine uluslararası akademik ve mimari çalışmalarını sürdüren And Akman, yapıların tasarımından kullanılan malzemeye kadar tüm süreçlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri ve sağlıklı yaşam alanları tasarlamak için dikkat edilmesi gerekenleri anlattığı konuşması büyük beğeni topladı.

DOĞAYA DÖNÜŞ
Konuşmasında sağlıklı yaşam alanlarını mümkün kılacak yeni yaklaşımlara vurgu yapan And Akman, “Sağlıklı yaşatan mimarlık konusunun önemini anlatmak için kısa bir done paylaşmak istiyorum. Katıldığım bir etkinlikte şöyle bir açıklama dikkatimi çekmişti: ‘doktordan çok mimara ihtiyacımız var.’ Doktor hastalıkları iyileştirir, ancak mimar yaptığı bina ile sağlıklı kalmamızı sağlayabilir. Bu bağlamda yapı biyolojisi dediğimiz disiplin, hastalanmadan sağlıklı kalmamızı sağlamak esasına dayanan bir disiplin. Özellikle de evlerde daha fazla vakit geçirdiğimiz bu günlerde mimarlara ve yapı sektöründeki profesyonellere düşen görev daha da arttı. Bu noktada tıpkı organik gıda malzemesi gibi doğal yapı malzemelerinin de öneminin giderek daha fazla anlaşılacağını ve bu malzemelere daha kolay ulaşabilir hale geleceğimize inanıyorum” dedi.

DOĞRU SES VE AYDINLATMA
Bilim, teknoloji ve gelecek hakkında gazete, dergi ve internet sitelerinde yazılar yazan, radyo/TV programlarında ve panellerde yer alan Şahin Ekşioğlu, Yeşil Rapido Konferansı’nda geleceği şekillendiren yaklaşımların yapı sektörüne yansımalarına da değindi.

Sektör için önemli açıklamalarda bulunan Ekşioğlu, “Sağlıklı mimari konusunda çok sayıda araştırma mevcut. Mimaride kontrollü gürültü, aydınlatma ve hava sirkülasyonu gibi temel konulara eğilmek, sadece yaşam kalitemizi arttırmakla kalmıyor, çalışma verimimizi de yükseltiyor. Uygun şekilde aydınlatılmış, görece sessiz ve iyi havalandırılmış mekânlar kulağa imkansız gibi gelse de doğru tekniklerle hiç de zor değil. Özellikle de teknoloji ve iyi tasarımla bunu sağlamak mümkün. Aydınlatma, biz farkında olmadan vücudumuzda ve psikolojimizde çok fazla etkiye sahip. Çünkü vücut saatimiz ve sirkadiyen ritmimiz, gün ışığına göre ayarlı. Sirkadiyen ritmiminiz o kadar önemli ki işin ucu yaşam süremiz, yani ömrümüze kadar uzanıyor. Yapılan araştırmalar, ofislerde uygulanan sirkadiyen aydınlatmaların katılımcıların yüzde 71’inin daha enerjik hissettiğini ortaya çıkardı. Sağlığa uygun doğal aydınlatmalar, kişinin çok daha iyi hissetmesinde, kaliteli uyumasında belirleyici oluyor.” dedi.

HAVALANDIRMA ODAKLI MEKÂNLAR
Sözlerine şu şekilde devam eden Ekşioğlu, “Diğer bir önemli konuyu ise iyi havalandırılmış mekânlar oluşturuyor. Çünkü bu mekânlar, uzun vadede kan basıncını ve nabzı doğrudan etkiliyor. Ayrıca iyi havalandırılmış iç mekânlarda daha enerjik hissediyoruz ve yaptığımız işlere daha kolay odaklanıyoruz. Mimaride iyi havalandırma, aynı zamanda alerjenleri, mantarları, küfleri ve sağlığa zararlı diğer etkenleri yok etmede etkin rol oynuyor. Bu noktada iç mekânda hava dolaşımını sağlayan mimari yaklaşımları benimsemek, özellikle de pandemi döneminde sağlığımızı korumak adına son derece kritik. Yapılarda bir diğer önemli mesele, gürültü kirliliği... Konuyla ilgili yapılan araştırmalar, ses düzeyinin hem bilişsel performansı hem de psikolojik durumu ciddi oranda etkilediğini gösteriyor. Doğru olansa iç mekân akustiğini ve ses yalıtımını optimize ederek yaşam alanı donatılarını sağlıklı hale getirmek.” dedi.

İlk ağızdan

Sıfır karbonlu binalar kaçınılmaz
EDWARD MAZRİA (Architecture 2030 CEO’su)  “Dünyanın geleceği için sıfır karbonlu yapılar inşa etmek zorundayız. Çünkü dünyamızı kurtarmak için 20 yılımız var. Bu noktada birinci adım planlama ve tasarım, ikinci adım ise yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. Bu adımlar ile sıfır karbonlu ve enerji verimliliği sağlayan yapılar inşa etmek mümkün. Verimli yapı malzemeleri, doğru elektrifikasyon ve yenilebilir enerji yaklaşımıyla daha güzel bir gelecek inşa edebiliriz ve dünyamızı kurtarabiliriz. Bugün gezegenimizin ortalama küresel sıcaklığı, sanayi öncesi seviyelere göre 1 santigrat derecenin biraz üzerinde arttı. Dünya, küresel karbon emisyonlarının mevcut seviyelerini toplu olarak 2030 yılına kadar yüzde 50 ila yüzde 65 azaltmadıkça 2015 Paris Anlaşması tarafından belirlenen 1,5 santigrat derecelik ısınma eşiğinin aşılması çok olası görünüyor. Bu durumun ise iklim değişikliği, doğa ekosistemi ve haliyle canlı sağlığı üzerinde yıkıcı etkileri olabilir. Bu noktada tüm dünya olarak enerji verimliliği sağlayan yapı iyileştirmelerini ve sıfır karbonlu bina kodlarını benimsemeliyiz.”