ROTA
Giriş Tarihi : 04-08-2021 17:32   Güncelleme : 09-08-2021 15:23

48 Saatte en uzun haftasonu

Başta Vasco de Gama olmak üzere birçok büyük kâşifin anavatanı olan Lizbon, kolay rastlanmayacak güzelliklere ev sahipliği yapıyor. İşte 48 saatte Lizbon turu için öneriler.

48 Saatte en uzun haftasonu

-SEYYAH DERGİSİ AĞUSTOS 2021-

CUMARTESİ
09.00
Lizbon’a vardıktan sonra şehri tanımak için en iyi yol, keyifli bir sabah yürüyüşü. Tramvaya binerek, okyanusa kıyısında yer alan yemyeşil parklarıyla ünlü Belem semtini ziyaret ediyoruz. Minyatür bir kaleyi andıran Belem Kulesi 14. yüzyılda inşa edilmiş. Cumartesi sabahları Alfama’da kurulan bitpazarı, hiçbir şey almayacak olsanız da mutlaka görmeniz gereken bir yer. 

12.00 Öğle saatleri yaklaştığında şehir merkezinde bolca rastlayabileceğiniz tarihi kafelerden birinde deri koltuklara gömülüp Lizbon’un meşhur tarçınlı kremalı tartını (pasteis de nata) deneyebilirsiniz. Artık dinlenip enerji topladığımıza göre şehrin en güzel yürüyüş rotalarını takip edebiliriz. Şehrin eski merkezi Baixa’dan sonra güneye doğru ilerlediğinizde, Portekiz edebiyatının önemli isimlerinden Luis de Camoes’in adını taşıyan meydana ulaşılıyor. 

18.00 Kuzey yönündeki Carmo Rahibe Manastırı, şehrin önemli yapılarından biri. Buradan itibaren neo-klasik stildeki Zafer Takı’nın çevresindeki alışveriş bölgesini takiben limandaki Comercio Meydanı’na varılıyor. Tepedeki Se Katedrali’nin biraz ilerisindeki kalenin adı, Castelo de Sao George. 16. yüzyıl tarihli bu heybetli kale, Portekizli hanedanlara ev sahipliği yapmış. 

21.00 Hava kararmaya başladı bile… Bu kez de Lizbon’daki gece hayatının merkezi Bairro Alto semtindeyiz. Geleneksel Portekiz müziği fado’yu dinlemek için burada seçenek bol. Gece yarısından sonra şehrin en ünlü gece kulüplerinin bulunduğu kıyı semtleri Santos ve Docas görülmeye değer bir hal alıyor. 

 

PAZAR
09.00 Ertesi güne muhteşem bir manzarayla başlamak iyi fikir. Lizbon Katedrali’nin güney yakasındaki panorama gerçekten göz kamaştırıcı: Uçsuz bucaksız Tagus Nehri’ne bakan toprak çatılar ve nehrin bir ucundan diğerine uzanan 25 Nisan Köprüsü…

12.00 Lizbon’daki hemen her yükselti, keyifli bir seyirlik vaat ediyor. Baixa’da Gustave Eiffel imzalı Santa Justa Asansörü’ne binerek kentin en yüksek noktasına ulaşabilirsiniz. Ayrıca Baixa’ya doğru alçalarak inen VII. Edward Parkı, öyle geniş bir alana yayılıyor ki hemen her zaman sakin görünüyor. Eğimli bir alan üzerine kurulmuş olan parkın bir güzelliği de mükemmel kent manzarası. 

18.00 Akşamüstü saatlerde Lizbon’un daracık arnavutkaldırımı sokaklarında nostaljik tramvay gezisine hazırız. Hareket noktamız, şehrin en büyük meydanı olarak tanınan Praco do Comercio. Bairro Alto’nun batısındaki Prazeres’ten Baixa’nın kuzeyindeki Martim Moniz’e kadar uzanan yolculuk bir saatten az sürse de unutulmaz bir deneyim vaat ediyor. 

21.00 Lizbon’da son bir hatıra fotoğrafı için Tagus’u bir içtan bir uca kat eden feribotla Santuario de Cristo Rei’ye uzanıyoruz. Rio de Janeiro’nun sembolü olan dev Hz. İsa heykelinin benzerini barındıran gözlem noktası, Lizbon semalarını ve nehrin karşı kıyılarını izlemek için ideal. 

NASIL GİDİLİR?
Türk Hava Yolları, İstanbul’dan Lizbon’a salı, perşembe, cuma ve pazar günleri karşılıklı sefer düzenliyor. Hareket saatleri için www.turkishairlines.com internet adresine göz atabilirsiniz.