HOBİ
Giriş Tarihi : 28-07-2021 16:38   Güncelleme : 28-07-2021 16:38

Su altından Anadolu

Zengin planktonları ve geniş görüş netliğiyle gerçek bir su altı cenneti olan Türkiye’de dalış sezonu başladı. İşte amatörlere dalış tutkunları için kıyı kıyı Türkiye dalış rehberi.

Su altından Anadolu

-SEYYAH DERGİSİ TEMMUZ 2021-

Dalış, su altına yapılan sihirli bir yolculuk. Üstelik balık adam veya deniz kızı olmak sandığınızdan çok daha kolay… Tek yapmanız gereken bu sessiz ve büyülü dünyayı bir kere keşfetmek. Emin olun ilk seferden sonra su altı dünyasının güzelliklerinin tutkunu olacaksınız. Bu noktada karşımıza çıkan soru şu: İyi de bu eğlenceli hobiye nasıl başlayacağız? Bunun için Türkiye’deki dalış okullarının bazılarının başlatmış olduğu günlük deneme dalışlarına katılmak mümkün. Bu dalışlar, eğitmenler eşliğinde, gerekli bilgilendirmenin ardından önce sığ sularda gerçekleştiriliyor. Su altında alınan ilk nefes, adaptasyon ve ilk hisler, ilk heyecanlar... Bütün bunlar sizi, dalış sporuna tutkun hale getirmeye yetiyor. Eğitimlerin ardından tüm dünyada geçerli olan dalış brövesini aldıktan sonra, istediğiniz dalış organizasyonuna katılabilirsiniz. 

GİZEMLİ TÜNELLER
Türkiye'de dalış denince akla gelen ilk yerlerden biri, Antalya'nın batı ucundaki Kaş oluyor. Bölge, ilginç su altı yapıları, zengin bir su altı yaşamı ve tarihi batıklarla değer kazanıyor. Birinci Dünya Savaşı’nda Kaş açıklarına düşen İtalyan bombardıman uçağına ait batık bunlardan sadece biri… Sakin sahilleriyle tanınan Kaş'ta uluslararası standartlarda eğitim ve su altı rehberliği hizmeti veren birçok dalış okulu bulunuyor. Kıyılarından itibaren basamaklar halinde derinleşen mercan resifleri, sayısız balık ve omurgasız canlı barındırıyor. Baca biçiminde dar bir girişi bulunan yaklaşık 20 metre uzunluğundaki tünellerin içinde ilerlemek mümkün olabiliyor. Derin kanyonlar ve kaya kovuklarının arasında yüzerken balık sürülerini izleme ya da fotoğraflamak size kalmış. Bölgenin su altı zenginliklerini keşfetmek için, Kaş - Kalkan - Kekova üçgeninde, bir veya iki gece tekne konaklamalı dalış turları tavsiye ediliyor.

SU ALTINDA MİLLÎ PARK
Peki Türkiye’nin ilk ve tek su altı millî parkının Gökçeada’da bulunduğunu biliyor muydunuz? Türkiye'nin en batısındaki toprak parçasını oluşturan bu alan, yakın gelecekte Türkiye’nin dalış merkezi olmayı hedefliyor. Adanın açıklarındaki sünger yataklarını yeniden canlandırmak amacıyla bazı üniversiteler tarafından çalışmalar yürütülüyor. Ada kıyılarında çok sayıda geniş kabuklu canlı türü yaşıyor. Bu canlılar, özellikle gece dalışlarında olanca güzellikleriyle ortaya çıkıyor. Gökçeada’daki 20'den fazla dalış noktası, kıyıya 15 - 30 dakika uzaklıkta bulunuyor. Kaleköy, Yıldız Koyu, Kaşkaval Burnu, Kömür Burnu, İnce Burun, Aydıncık ve Kefalos adadaki en gözde dalış merkezleri arasında anılıyor. Gökçeada’nın kapı komşusu Saroz Körfezi de Türkiye’nin önde gelen dalış merkezlerinden biri. Yüzme, güneşlenme ve sörf olanaklarıyla dikkat çeken körfez, Anadolu'nun yıldızı yükselen turizm destinasyonları arasında yer alıyor. 

EGE’Yİ GÖR VE YAŞA!
İstanbul'a karayoluyla yaklaşık üç saat uzaklıktaki Saros Körfezi’nin çevresinde son yıllarda çok sayıda pansiyon ve kamp alanı açılmış. Deniz suyundaki yüksek oksijen oranı ve akarsuların taşıdığı besin tuzlarından dolayı körfezde çok sayıda canlı türü yaşıyor. Öyle ki dalış tutkunları tarafından doğal akvaryum olarak nitelendirilen körfezde 240’tan fazla deniz canlısı tespit edilmiş. Akıntı kanalları nedeniyle dalgıçlara sürekli açık ve net bir görüş olanağı sağlayan körfezde tüplü dalış için en elverişli bölgeler, Mecidiye ve Erikli açıklarında bulunuyor. Kömür Limanı’nın 200 metre kadar açığındaki Minnoş Kayalıkları, duvar dalışı yapmak için çok elverişli. Adını dibindeki tarihi top güllelerinden alan Toplar Burnu’nda ise iri mercanlar görmek mümkün. Ayrıca, İbrice Limanı, Üç Adalar, Asker Taşı, Kömür Limanı ve Bebek Kayalıkları bölgenin diğer dalış noktaları arasında anılıyor. “Buraya kadar her şey güzel” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, Güney Ege kıyılarımızdan hiç bahsetmedik. O zaman size üç önerim daha var: İlki, Sarıgerme. Dalaman Havalimanı’na yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Sarıgerme, Anadolu denizlerinin renk cenneti gibi... Fay kırılmalarının neden olduğu dik ve derin kıyı yapısıyla tanınan bölge, sıra dışı su altı rezervlerine sahip. Su altı yaşam türleri ve zengin habitat alanlarıyla bölgenin dalış potansiyeli oldukça yüksek. Ayrıca bu kıyılar, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Akdeniz foklarının da yaşam alanı. Doğu Akdeniz Rivierası boyunca bilinen en büyük denizaltı mağara sistemleri bu alanda yer alıyor. Bölgede yapılan dalışların hareket noktası, Sarıgerme'nin kapı komşusu Dalyan. Buradan kalkan dalış tekneleri önce derin duvar dalışı için İztuzu kumsalı açıklarına gidiyor. Ardından sıra Sarıgerme'nin sürprizli deniz mağaralarına geliyor. Yükseklikleri kimi zaman 20 metreyi bulan mağara duvarları, çatlaklarla dolu. Renk renk balıklarsa buradaki kovukları doldurmuş durumda. Zemindeki ince kumun üzerinde ise dev denizşakayıkları kolları açık dalgıçları bekliyor. Bu çağrıya kulak tıkamak gerçekten de kolay değil...

BALIK SÜRÜLERİNE DİKKAT!
İkinci önerimi olan Bodrum, Türkiye'de dalış turizminin öncü adreslerinden… Yaz aylarında ortalama deniz suyu sıcaklığının 25 derece civarında seyrettiği bölgede, su altındaki görüş mesafesi 20 ile 30 metre arasında değişiyor. Bodrum’un en gözde dalış noktalarından biri olan Büyük Resif’te, barakuda ve akya sürüleriyle karşılaşma ihtimaliniz oldukça fazla. Akıntı ihtimali nedeniyle orta zorlukta bir parkur olan Küçük Resif ise tekne dalışı gerektiriyor. Kargı Adası, zorluk derecesi yüksek dalışları sevenler için ideal. Adaya yakın başlayan dalışta, sola dönüşle 25 metre derine kadar inilebiliyor. Pembe trompet süngerleri bu parkurun dikkat çeken canlıları arasında… Deneyimli dalgıçların tercih ettiği Kargı Adası’nın bir başka keyifli bölümü ise Resifler. Derinliğin 35 metreye kadar ulaştığı bölgede orfoz ve müren balıklarına rastlayabilirsiniz. Yörenin bir diğer gözde dalış noktası, Delikli Mağara… 12 metre derinlikteki mağaranın çıkışı bir bacayı andırıyor. 

MAVİSİ BAMBAŞKA…
Son önerim, Türkiye'nin Ege kıyılarındaki bir diğer önemli dalış merkezi olan İzmir'e bağlı Çeşme. Su altı tutkunları tarafından “suyu başka, mavisi bambaşka” şeklinde tanımlanan Çeşme denizi berraklığıyla dalgıçları kendisine çekiyor. Dağların denize dik indiği Çeşme kıyılarına hâkim olan kayalık görünüm, suyun altında yerini kumluk ve sazlıklara bırakıyor. 20'li metrelerden itibaren de dalış renklenmeye başlıyor. Çeşme Limanı'ndan tekneyle ulaşılabilen Eşek Adası'nın çevresi dalış için uygun yerlerden. Mercan Boğazı yönündeki Küçük Ada, yüksek kaya duvarlarıyla oldukça gözde bir dalış noktası. Duvar boyunca göze çarpan renkli süngerler ise dalışı keyifli hale getiren faktörlerden. Eşek Adası'nın doğusundaki Ayrık Taş Mevkii, 60 metreye ulaşan derin dalışlar için tercih ediliyor. Adanın güneybatısında küçük bir koy olan Altın Kum ise genellikle gece dalışlarının gözdesi. Sığ ve akıntısız deniziyle tanınan koyda, emniyet kuralları rahatça uygulanabildiği için karanlıkta dalış son derece güvenli. Ayrıca, Fener, Yatak ve Boğaz adı verilen minik adacıkların çevresi de yörenin sevilen dalış alanları arasında. Özetle Türkiye'de dalmak için sebep çok. Öyleyse tutun nefesinizi dalıyoruz.