GÜNCEL
Giriş Tarihi : 25-07-2021 17:39   Güncelleme : 25-07-2021 17:39

6 soruda Yusuf Yazıcı

Millî futbolcumuz, futbola başladığı yılları, Trabzonspor ve Lille macerasından 'yoksullukla mücadele savunucusu' seçilmesine kadar uzanan kariyer hikâyesini anlattı.

6 soruda Yusuf Yazıcı

-SEYYAH DERGİSİ TEMMUZ 2021-

Başarılı sporcuların kariyerlerinde en dibi ve zirveyi gördükleri anları paylaştığı “İmkânsızı Yaşayanlar” ikinci bölümünde millî futbolcumuz Yusuf Yazıcı’yı ağırladı. Yazıcı çocukluğundan günümüze dek süren, uzun ve önemli dönemeçlerle dolu hikâyesini GAİN’de anlattı. İşte bu çarpıcı söyleşiden ayrıntılar:

Kariyer mücadeleniz nasıl başladı?
“Henüz ergenlik yıllarında başladı diyebilirim. Çocukken çok başarılı bir sporcu iken, ergenlikte uzamam ve serpilmem geciktiği için takımdan gönderilme riski yaşadım. Beni Trabzonspor’dan göndermeyen kişi, ‘dedem’ dediğim Özkan Sümer’dir. Hocamın, ‘kimi yollarsanız yollayın, ama o çocuğa dokunmayın!’ dediğini çok sonra öğrendim.”

Lille takımındaki en verimli günlerinizde sakatlanmak sizi umutsuzluğa sürükledi mi?
“Çapraz yan bağlarım koptuğunda ve ameliyat olmam gerektiğinde dibi gördüğümü düşündüm. Hem ailemi öyle üzgün görmek hem de Avrupa Şampiyonası’nı kaçıracağımı düşünmek, beni umutsuzluğa itti. Ancak kariyerimden vazgeçmeyerek kendimi sağlığımı yeniden geri kazanmaya adamak beni çok zorlasa da sonunda başarılı oldum.”

Fransa Ligi’ni neden tercih ettiniz?
“Trabzonspor’dan ayrılmak benim için hiç de kolay olmadı. İtalya ve İspanya’da beni isteyen bazı takımlar vardı. Ama ben Fransa Ligi’ni özellikle tercih ettim. Çünkü gerçekten hem fiziksel hem zihinsel anlamda zor bir lig… Bunu bilerek istedim. Kendimi daha iyi geliştirip, buradan daha iyi takımlara transfer olayım diye.”

Gelecek nesillerdeki çocuklara yardımcı olmak için neler yapıyorsunuz?
“Küçükken bir çift krampona sahip olmak bile benim için sorun oluyordu. Çünkü abim de o zamanlar Trabzonspor’un altyapısında oynuyordu. Evde iki tane krampona ihtiyacımız vardı. Şunu söylemeye çalışıyorum: Bu sıkıntıları ben de yaşadım. Bu yüzden desteğe ihtiyacı olan çocuklara yardım etmek istiyorum. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) yoksullukla mücadele savunucusu seçildim. Elbette yoksulluk bağışlarla, kampanyalarla son bulacak şey değil. Daha etkili çözümlerin nasıl bulunabileceğine dair çalışmalar yürütmek lazım. Yine de bu proje aracılığıyla insanların yüzlerinde bir gülümseme sağlamak beni mutlu ediyor. Bu anlamda çocukların, gençlerin ve kadınların yüzlerinde bir gülümse yaratabilmek için elimden ne geliyorsa yapmaya çalışacağım.”

Futbolda zirveye ulaştığınızı düşünüyor musunuz? 
“Hayır, henüz zirveyi gördüğümü düşünmüyorum.”

Geleceğe dair hayallerinizden biraz bahsedebilir misiniz? 
 “Ben gerçekten 13-14 yaşlarında futbolla yatan, futbolla kalkan bir çocuktum. Sonra o hayallerimi yazdım ve kapattım. Sakladım o hayallerimi. Bu zamana kadar birçok hayalimi gerçekleştirdim diyebilirim. Ama birçok hayalim daha var. Onları da gerçekleştirince görürsünüz zaten.”