TURİZM
Giriş Tarihi : 15-07-2021 17:49   Güncelleme : 15-07-2021 17:49

Bayramda Karavan Tatili

Doğayla iç içe bolca vakit geçirme ve istenildiği zaman yer değiştirme olanağı sunan karavan tatillerine ilgi her geçen gün artıyor. İşte en iyi kamp adresleriyle karavan tatili…

Bayramda Karavan Tatili

-SEYYAH DERGİSİ TEMMUZ 2021-

Pandemi süreci, birçok konuda olduğu gibi seyahat alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Artık doğanın huzur veren dinginliğini alabildiğine hissetmek, bir kamp ateşinin çıtırtısında yıldızlarla dolu gökyüzünü izlemek ve ertesi güne okuyarak, yüzerek ya da çevre gezileriyle başlamak hemen herkesin hayali... Bunu yaşamanın en iyi yollarından biri ise karavan tatilleri... Bir tür “gezer otel” sistemini ayağımıza getiren karavan yolculuklarının geçmişi, 1900’lü yılların ilk çeyreğine kadar uzanıyor. Bu yaşam biçiminin dünyada en gelişmiş olduğu ülkelerin başında gelen Almanya’da 6 milyondan fazla karavan sahibi olduğu, bir o kadar insanın da kiralama yoluna gittiği biliniyor. Alman Turizm Birliği'ne göre Almanya'da karavan ve kamp tipi konaklamalarda geceleme sayısı, geçen yıl 26 milyonu bulmuş. Keza Fransa’da karavanlara yönelik 3 bine yakın kamp alanının hizmet verdiği biliniyor. Peki Türkiye’de durum ne?  

MERAKLISI ARTIYOR
Karavan kültürüne yönelik girişimler Türkiye’de de yeni değil. Kamp ve Karavan Derneği, 1966 yılında beri faaliyetlerini sürdürüyor. Ayrıca Trakya’dan Antalya’ya uzanan tam dokuz derneğin oluşturduğu bir de Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu’muz var. Resmî rakamlara göre halen Türkiye’de 5 binden fazla karavan dolaşım halinde. Aracını karavana çevirenler buna dahil değil. İstatistikler, ülkemizde karavana yönelik talepte geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 30'luk artış olduğunu gösteriyor. Araştırmalara bakılırsa bugün Türkiye nüfusunun dörtte biri, potansiyel karavan müşterisi... Sektör profesyonellerine göre Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşabilmesi için karavancılardan elde edilecek gelirlerin çok büyük önemi var. Zira Batı ülkelerinin karavan turistleri, araç başına günde ortalama bin avro harcıyor. Karavan üreticisi bir firmanın genel müdürü Hüseyin Taşkın, Türkiye’nin bu tür seyahatler açısından çok büyük potansiyel taşıdığını, kamp seçeneklerinin çeşitlenme hızının arttırılmasıyla ülkemizin Avrupa’nın karavan üssü olabileceğini belirtiyor. Öte yandan konuya ilişkin yayımlanan güncel analizler, artık karavan hayatının emeklilik rüyası olmaktan çıktığını ve son dört yıldır, 25-45 yaş grubu beyaz yakalı çalışanların bu kültüre ilgiyle yaklaştığını gösteriyor.    

KARAVANDA HAYAT ZOR MU?
Aslında sanıldığı kadar zor değil, hatta birçok karavan tutkununa göre son derece eğlenceli. Günümüzdeki karavan teknolojisi, insanın ihtiyaçlarını en küçük ayrıntısına kadar düşünmüş ve olağanüstü bir dizayn ustalığıyla çözmüş. Modellerine göre uzunlukları beş ile yedi metre arasında değişen bu hünerli araçlar, onlara yakıştırılan “14 kollu dev” tanımlamasına uygun düşüyor. Bakın karavanlar ne tür hizmetler sunuyorlar yolcularına… Her şeyden önce hafta sonlarında bile bir yerlere gidip, doğa ile iç içe olabiliyorsunuz. Sıcak su, tuvalet ve her türlü ihtiyacınızı karavan ile halledebiliyorsunuz. Ayrıca buzdolabı, ocak, içme suyu deposu, banyo, elbise dolabı, yemek odası ve yataklar hayatı kolaylaştırıcı unsurlar arasında. Kalorifer tesisatı sayesinde dört mevsim tatile çıkma ayrıcalığı da cabası… Önemli bir karavan markasının Türkiye distribütörü Hüseyin Gencer, pandemi koşullarıyla birlikte karavanın hobi olmaktan çıktığını, artık ihtiyaca dönüştüğünü ifade ediyor. Karavan tutkusuyla tanınan seyahat yazarı ve fotoğrafçı Özcan Yurdalan ise “Belli bir yerde konaklayarak her gün aynı şeyleri görebilirsiniz. Ama karavan bambaşka! İnsanları en çok değişikliğin dinlendirdiği doğruysa karavanın üstünlüğü tartışılabilir mi?” diyor. Karavanla tatil özgürlüğünün maliyetlerine gelince… Karavan fiyatları, donanımına göre 60 bin ila 400 bin TL arasında değişiyor. Bu rakamlar bütçenizi aşıyorsa kiralamayı da tercih edebilirsiniz. Son dönemde sayıları artan kiralama şirketleri aracılığıyla karavanlara günlük, 500 ila 1500 TL arasında ödemek gerekiyor. 

YOLA ÇIKIYORUZ!
Karavan kültürünün Türkiye’deki güncel algısından biraz bahsettikten sonra son rotamdan deneyimler aktarmak istiyorum sizlere. İstikametimiz, Muğla’nın güneybatısında yer alan Köyceğiz Gölü’nün denize karıştığı su labirentinin ardındaki Ekincik Koyu… Hedefimiz, dört kişilik grubumla birlikte bu yeryüzü cennetinde kamp kurup, kendimizi doğanın kucağına bırakmak… Kaunos’ta Kral Kaya Mezarları’nın ışıl ışıl parladığı Dalyan akşamlarını geride bıraktıktan sonra, Ekincik’e doğru uçsuz bucaksız ormanların kokusu sarmalıyor bizi. Hamitköy’den çıkıp köprüyü geçtikten sonra ilk uzun rampayı tırmandığınızda, tepede bir manzara molası verin derim. Hapisane Adası’nın hizasına geldiğimizde çam ağaçları yoğunlaşıyor. Söylentilere bakılırsa bulunduğumuz bölge, Türkiye’de artık sayıları çok azalmış orman kartallarının Anadolu’daki en önemli yaşam alanlarından biri. Biz göremedik, ama şansınız varsa belki siz kayalardan Köyceğiz Gölü’ne doğru süzülen kartallara tanıklık edebilirsiniz. Yol biraz ileride, sol istikamette şifalı havuzlarıyla ünlü Sultaniye Kaplıcaları’na doğru ikiye ayrılıyor. Biz sağdan devam edip orman içine doğru rampayı tırmanıyoruz. Ayaklarımızın altındaki Köyceğiz Gölü manzarası bir kayboluyor, bir ortaya çıkıyor. Ormanlarla kaplı el değmemiş vadiler arasında kıvrılarak son tepeyi aştığımızda ise Ekincik Koyu’nun muhteşem manzarası beliriyor karşımızda… Önce yeşillikler içinde şirin Ekincik Köyü’nü geçiyoruz. Sonra henüz turistik tesis kalabalığına boğulmamış pırıl pırıl bir koya ulaşıyoruz. Her yer orman, upuzun bir kumsal ve denizin sonsuz maviliği hemen önümüzde… Plahj tek kelimeyle çok güzel ve deniz tertemiz görünüyor. Burası ilk bakışta Fethiye’deki Kelebekler Vadisi’nin daha geniş ve ferah bir versiyonu gibi… Bulutlara dair peşi sıra yaptığımız benzetmeler eşliğinde neşeli kahkahalarımız dalga seslerine karışıyor.

BU CENNET BİZİM!
Karavan ve çadır kampı seçmemiz zor olmuyor. Ekincik Kamping’te insanın, hayatın tüm streslerini ve yorgunlarını geride bırakabilmesi için ideal bir ortam var. Az sonra kampın işletmecisi Alper Mertoğlu ile tanışıyoruz. Fizik mühendisi Mertoğlu, uzun yıllar İstanbul’da telekomünikasyon ve IT sektörlerinde çalıştıktan sonra büyük şehre küsenlerden. Motosiklet gezgini ve lisanslı yüzücü olduğunu söyleyen Mertoğlu, bir yolculuk sırasında keşfettiği Ekincik’in hayallerindeki yer olduğunu fark etmiş. Mertoğlu, Ekincik’i daha çok Ege ve Akdeniz’deki benzer koyları kalabalık bulan, alternatif tatil arayışındaki deneyimli kamp severlerin tercih ettiğini söylüyor. Burada insanın ruhunu ve bedenini yenileyen doğa manzaraları ile bol oksijenin verdiği enerjiyle güne erkenden başlanıyor. Öğle güneşi bastırmadan ve günbatımına yakın saatler, deniz keyfinin en güzel anları… Güneşin en yakıcı saatleri, sakin bir ağaç veya çardak altında ya da karavanınızda kestirmek için en uygun anlar. Bol yıldızlı ve rüzgârsız gecelerde kumsalda uzun saatler oturmak, uzanmak, gitar çalmak ve sohbet etmek ise bulunmaz bir ayrıcalık. Yatak çarşafları ve havlu konusunda titizseniz bile endişe etmeyin! Kamp alanında bulunan makinelerde cüzi bir ücret karşılığı çamaşırlarınızı yıkatabiliyorsunuz. Restoran ve ortak oturma - dinlenme alanlarında genellikle televizyon bulunmuyor. Yanı sıra müzik yayını da yapılmıyor. Çünkü Ekincik’i tercih eden kampçıların hemen hepsi, sessizliğin değerini biliyor. Ben bu tespitleri yaparken güneş usulca alçalarak denizin sonsuz maviliğini göz alıcı bir kızıllığa boyuyor. Koyda günbatımlarının adı konmamış bir kutsallığı var sanki. Güneş ya arkadaş grupları halinde uğurlanıyor ya da yalnızlığın huzurlu suskunluğuyla… Tıpkı bizim yaptığımız gibi…   

EN İYİ KAMP ADRESLERİ 
Koronavirüs salgını nedeniyle kalabalık ortamlara girmek yerine açık havada, doğaya yayılarak karavan kampı yapabilirsiniz. Şehirlerin kalabalığından uzakta kamp yapabileceğiniz belli başlı alanlar şöyle: Trakya’nın Karadeniz kıyılarından başlayarak Türkiye’nin Ege ve Akdeniz sahillerine uzanan hat üzerinde, karavan kampı için elverişli 100'e yakın alan bulunuyor. Karavancıların ihtiyaç duyabileceği her türlü hizmetin sunulduğu kamp alanlarının büyük çoğunluğu, ülkemizin Güney Ege kıyılarında yer alıyor. Karavanla tatilin en gözde rotaları ise Marmaris’ten başlayarak Bördübet Amazon, Çubucak, Hisarönü Evcan, Gökova, Akyaka Orman Kampı, Akbük - Ören, Datça Aktur, Köyceğiz, Ekincik Koyu, Dalyan, Sarıgerme, Fethiye Kabak Koyu, Kaş, Olimpos, Manavgat, Alanya İncekum, Anamur ve Taşucu’ndaki kampları kapsıyor. Ayrıca Göller Bölgesi de karavan hayatının yıldızı yükselen adreslerinden. Özellikle de Salda ve Kovada Gölleri ile Eğirdir’de Can Ada ve Altınkum ilk akla gelen yerlerden bazıları.

KARADENİZ HAVASI
Tatillerini karavanıyla Trakya’da ve İstanbul yakınlarında geçirmek isteyenler Rumelifeneri, Kırkaleli’nde Kıyıköy, İğneada Longoz Ormanları; Edirne Gökçetepe Tabiat Parkı, Saros Körfezi; Kocaeli Ormanya ve Aytepe Yaylası, Yalova Erikli, Bursa Misi ve Yedigöller’i; Kuzey Ege’den vazgeçemeyenler ise Kazdağı Zeytinli, Cunda Ada Kampı, Erdek Ant, Ayvalık, Altınoluk Şahinderesi, Assos Gargara, Gökçeda, Çeşme Paşalimanı, Seferihisar Mona, Eski Foça İngiliz Burnu ve Kuşadası Dilek Yarımadası gibi yerleri tercih ediyor. Kapadokya’nın meşhur Kaya Kampı’nı ve Kızılçukur’u da listemize eklememizde yarar var. Bir Tutkudur Karavan Derneği Başkanı Hayriye Yıldız ise pek çok karavancı gibi Karadeniz’i favori tatil adresi olarak görenlerden. Yıldız, “Yaz aylarında Ege ve Akdeniz'de sıcaktan yanıyorsunuz. Karavancılar için bu iyi değil, arabada yatıyorsunuz çünkü... Oysa Karadeniz’in yüksek kesimleri yazın en sıcak günlerinde bile serin. Gruplar halinde yaptığımız karavan rotalarıyla temmuz ve ağustos aylarında Karadeniz'e gidilmesi gerektiğini herkese göstermiş olduk, hatta buna haziran da dahil. Karadeniz, karavancılar için mükemmel bir yer.” diyor. Başkan Yıldız’a hak vermemek zor. Peki Karadeniz’de nerelere gidebilirsiniz? İşte gözde adresler: Kerpe Kayalıkları, Akçakoca, Amasra Büyükliman; Sinop Bahçeler Mevkii, Yuvam ve Orman Kampı; Amasya Borabay Gölü, Ordu Yason Burnu, Giresun'un Piraziz Şeyhli Ekoturizm Köyü, Artvin’de Kafkasör Yaylası, Şavşat Karagöl… Yolunuz açık oksijeninin bol olsun!