SEYYAH
Giriş Tarihi : 31-05-2021 17:10   Güncelleme : 31-05-2021 17:10

Akdeniz'in Gizemli Patikalarında Likya Yolu

Akdeniz'in en güzel sahillerini, yaylalarını ve dağ köylerini birleştiren Likya Yolu, Antalya'nın büyüleyici arka bahçesine açılan antik bir patikalar ağı.

Akdeniz'in Gizemli Patikalarında Likya Yolu

-SEYYAH DERGİSİ MAYIS 2021-

Fethiye’nin Faralya köyünden başlayıp Antalya'da sona eren Likya Yolu’nun en heyecan verici bölümüdür kuşkusuz, Teke Yarımadası. Antik kaynaklarda “Işığın Ülkesi” adıyla anılan Likya Uygarlığı'nın Anadolu'nun güneybatısına kurulmuş 23 kentini birleştiren İngiliz gezgin Cate Clow, Türkiye'nin uluslararası öneme sahip ilk işaretli yürüyüş rotasının fikir annesi. Patara, Kalkan, Kaş, Olimpos ve Tekirova üzerinden Antalya’ya uzanan parkur boyunca tercihe göre çadır kampında, köy pansiyonlarında ya da konforlu otellerde konaklamak mümkün. 3 bin metrelik Toros zirvelerinin eteklerine yayılan Likya Yarımadası'nın sahilleri, yazın en sıcak günlerinde bile taze dağ rüzgârlarıyla serinliyor. Nehir ağızlarındaki verimli arazilere kurulan ekolojik tarım çiftlikleriyse turizmin yeni trendlerden. Antalya'ya antik Likya penceresinden bakmak ilginizi çektiyse buyurun işaretleri birlikte takip edelim...

TOROSLARIN ISSIZLIĞINDA
Toroslardan Kalkan’a uzanan Eşen Nehri’nin serin suları, Likya Yolu’nu işaret ediyor. Likya’nın üç incisi Ksanthos, Letoon ve Patara, nehrin Akdeniz'e döküldüğü deltanın ağzını süslüyor. Uzaklardan gelen çoban kavallarının ezgileri ve kaplumbağaların hışırtıları ıssızlığın sesi… 18 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye'nin en büyük kumsalı Patara, Kalkan’ın ilk sürprizi oluyor. Caretta caretta deniz kaplumbağalarının yaşam alanı olan kumsalda, yakın zaman önce tarihteki ilk deniz feneri kalıntıları ortaya çıkarılmış. Kalkan'da dar bir kanyonun denize açıldığı noktada bulunan Kaputaş, Türkiye'nin en güzel plajlarından. Kaş ile Demre arasında, Likya Yolu'nun birleştirdiği tam 18 Likya kentinin çoğu, ulaşılması zor yerlerde. Türkiye'nin en önemli dalış merkezi Kaş, Akdeniz'e uzanmış eşsiz bir yarımadanın ucuna kurulmuş. Beyaz badanalı evleri, daracık sokakları, pırıl pırıl sahilleri, şık restoran, kafe ve barlarıyla Kaş, Akdeniz'in yeni Bodrum'u nicedir. Kaş'ın doğu ve batı yamaçlarına dağılmış kaya mezarları, Uzunçarşı'daki anıt mezar, Çukurbağ Yarımadası'ndaki antik tiyatro ve Yeni Camii'nin çakıl mozaik avlusu, Likya'nın en belirgin izleri. Kaş'tan Toros yaylalarına uzanan parkur, Likya Yolu'nun en zorlu ve heyecan verici bölümlerinden biri. Bulut kümeleriyle kaplı ormanlık tepeler arasında günlerce yürümeyi gerektiren dağ yolu, Kalkan - Bezirgân - Akçay rotasını izleyerek Elmalı'da son buluyor. 

SU İÇİNDE MEDENİYET
Torosların bıçak gibi tepeleriyle çevrili vadiler, beton yüzü görmemiş Yörük köyleri, nane ve kekik tarlaları, şelaleler ve dağ gölleri eşliğinde ilerleyen yol, 2 binli metrelere kadar tırmanıyor. Kaş’tan Üçağız’a uzanan 30 kilometrelik sahil yolunun en ilginç durağı, Kılıçlı köyü. Kekova Adası’nı kuşbakışı izleyen köy, Theimiussa, Aperlai, Isında ve Kyaneai adlı dört Likya kentinin ortasına kurulmuş. Kılıçlı'nın eteklerinde küçük bir balıkçı köyü olan Üçağız'ın kıyıları, kayalara oyulmuş keşiş hücreleri, tek kişilik adalar ve denizin içinde esrarlı bir hazine sandığı gibi duran Likya lahitleriyle bezeli. Marinasında keyifli balıkçı lokantalarının sıralandığı Üçağız'ın en büyüleyici köşelerinden biri ise Simena… Üçağız'dan Simena'ya uzanan 2,5 saatlik yürüyüş parkuru, harnup korusu içinden geçen güzel bir rota oluşturuyor. Türkiye'nin batısında karayolu ulaşımı bulunmayan tek köy olan Simena, bozulmamış bir Akdeniz peyzajı vaat ediyor. Kalesi, Rodos şövalyelerinden miras kalmış. Simena'nın karşısındaki Kekova Adası'nın kıyıları, Batık Şehir olarak tanınan yarı yarıya denize batmış antik bir yerleşimin izleriyle dolu. 

NOEL BABA'NIN EVİNDE
Üçağız'ın kapı komşusu Demre, Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikalaos'un köyü. 3. yüzyılda Demre'de yaşayan Noel Baba'nın görev yaptığı kilise, bugün bir müze olarak turizme hizmet veriyor. Noel Baba Kilisesi'ni süsleyen bin yıllık freskler, Aziz Nikalaos’un hayatını anlatan yeryüzündeki en zengin örnek. Bu kilisede hayata gözlerini kapatan Noel Baba'nın ölüm yıldönümü olan 6 Aralık'ta, her yıl dünyanın çeşitli ülkelerinden gelenlerin katıldığı bir festival düzenleniyor. Demre çevresindeki en görkemli Likya kenti olan Myra, neredeyse hiç bozulmadan günümüze kalmış tiyatrosu ve hemen arkasındaki kaya duvarına oyulmuş mezar odalarıyla hayli etkileyici. Demre Vadisi'nin ucundaki kayalık bir tepenin üzerinde yükselen Sura Akropolü, Likya’nın kehanet merkezi olarak kurulmuş. Likya Yolu, Demre'den sonra Teke Yarımadası'nın doğu ucuna uzanıyor. Deniz ve dağ kombinasyonuyla devam eden gezi, Antalya'nın 60 kilometre güneyindeki Adrasan'da sürüyor. Çavuşköy adıyla anılan Adrasan, sahilden birkaç kilometre içeride, kayalık tepelerle çevrili bir körfezi ve kumsalı olan, küçük otellerle dolu turistik bir köy. Köyden güneydeki yarımadaya doğru uzanan keçi yolunu izleyince, yalnızlığın bekçisi bir deniz fenerine ulaşılıyor: Gelidonya Feneri. Denizden 227 metre yükseklikteki fener, beş adayı içine alan etkileyici bir panoramaya sahip. 

TARİHİN KOYNUNDA
Adrasan'ın sekiz kilometre kuzeyinde bulunan Olimpos, Likya’nın kutsal yerleşimlerinden biri. 2 bin 366 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı'nın eteğindeki Olimpos, Çıralı adlı turistik bir Akdeniz köyünden sığ bir nehir yatağı ile ayrılmış. Vahşi bitki örtüsünün içine dağılmış gizemli Likya harabelerinin yanı sıra, pansiyon olarak kullanılan ağaçların üzerine kondurulmuş tahta kulübeleri, salaş balık lokantaları, bir dağ yamacında hiç sönmeden yüzyıllardır yanan Yanartaş'ı ve üç kilometre uzunluğundaki tertemiz plajıyla Olimpos, gerçek bir Akdeniz rüyası vaat ediyor. Olimpos'un 22 kilometre kuzeyindeki Phaselis, üç farklı antik limanı birleştiren görülmeye değer bir antik şehir. Phaselis'in 11 kilometre kuzeyindeki Kemer'in cazibesi ise plajları ve yıldızlı otelleri. Ayrıca yöreye özgü geleneksel Yörük yaşamının canlandırıldığı Ayışığı Parkı da gezi listenizde bulunmayı hak ediyor. Antalya'ya 42 kilometre uzaklıktaki Kemer'den sonra şehir merkezine doğru yaklaştıkça turistik tesislerin çeşitliliği dikkat çekiyor. 

MİSAFİRPERVER KONAKLAR
Türkiye'de turizmin lokomotifi ve başlı başına bir metropol olan Antalya, Likya Yolu gezisini unutulmaz bir finalle taçlandırmak için doğru seçim. Karakteristik tarihi dokusu, restore edilerek otel, restoran ve bara dönüştürülen eski Antalya evleri, Hadrianus Kapısı, Yivli Minare, Hıdırlık Kulesi ve Yat Limanı ile Kaleiçi, sizi bugünden koparıp yıllar öncesinin estetik liman kenti Adalya'ya götürecek. Yöreye özgü keskin falezleriyle ünlü Lara sahili, balık ve ızgara türleri için ideal adres. Likya Yolu'nu Antalya klasikleriyle zenginleştirmek için Manavgat - Side - Alanya rotası sizleri bekliyor. 12 kilometrelik rafting parkuru ve doğal güzellikleriyle Köprülü Kanyon, Aspendos Antik Tiyatrosu, Konyaaltı Plajı, Antalya Müzesi, Perge, Saklıkent Kayak Merkezi, kentin hazineleri arasında. Aslında yörede hazine çok… Yeter ki siz Likya'nın güneşli patikalarıyla tanışmaya karar verin...

Nasıl gidilir?
Likya Yolu’na Fethiye yönünden başlamak için Dalaman, Olimpos tarafından başlamak için ise Antalya Havaalanı’na uçabilirsiniz. 

Ne yenir? 
Noel Baba'nın yaşadığı ev ile ünlü Demre sahilindeki lokantalarda sunulan mavi pavuryalar, yöreye özgü lezzetlerden biri. Izgara ateşinde pişirilen pavuryaların bembeyaz eti özel bir kıracak yardımcıyla ayrılıyor. 
 
Kaçırmayın
Kaş çıkışlı kano turlarıyla Likya Yolu gezinize heyecan katabilirsiniz. Konaklamalı olarak da yapılan kano turlarıyla en kuytu deniz mağaralarından ıssız antik patikalara dek pek çok yer keşfetmek mümkün.