TURİZM
Giriş Tarihi : 28-05-2021 17:03   Güncelleme : 28-05-2021 17:03

Dünya Mirası Bergama

Herkesin pandemiyi konuştuğu bugünlerde tarihte Bergama’nın sağlığa katkısı göz kamaştırıyor. İlk hastane kompleksine ev sahipliği yapan şehir, hijyen kavramının doğduğu yer olarak biliniyor.

Dünya Mirası Bergama

-SEYYAH DERGİSİ MAYIS 2021-

Çok katmanlı kültürel peyzaj alanı kabul edilerek UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne dâhil edilen Bergama, Helenistik dönemden Roma'ya, Selçukludan Osmanlıya uzanan köklü bir geçmişe sahip. Bölgede Akropol, Asklepion, Kızıl Avlu, Kale Tepesi, su kemerleri, tümülüsler, köprüler, Osmanlı arastası, Ulu Camii ve Kapukaya Kybele Kutsal Alanı'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda eser keşfedilmeyi bekliyor. Bergama'nın tek cazibesi tarih değil elbette. Onu keşfettikçe, sokak aralarındaki ayrıntılara daldıkça yöreye özgü giysileri, rengârenk halıları ve köklü sofra gelenekleriyle çok renkli bir coğrafyaya geldiğinizi fark edeceksiniz.

İLKLERİN ŞEHRİ
Bergama, antik kaynaklarda Pergamon ya da Pergamonos gibi isimlerle anılmış. İzmir’in denizden uzak ilçesi, modern tıbbı insanlığa hediye eden yer olarak tanınıyor. Tarihteki ilkleriyle dikkati çeken Bergama, tıp bilimi ve eczacılığın yılanlı asa simgelerinin ilk görüldüğü şehir olarak biliniyor. İlk büyük sağlık yurdu Akslepion'un; müzik, tiyatro, spor, güneş ve çamurla yapılan ilk telkinle tedavi yöntemlerinin; bitkisel kökenli farmakolojinin, ilk narkoz maddeli ilaçların ve hijyenik sağlık altyapısı örneklerinin anavatanı olan Bergama'nın ilkleri saymakla bitmiyor. Örneğin kent imarıyla ilgili ilk yasalar burada yapılıp uygulanmış. U şeklinde boruların kullanıldığı en eski mühendislik uygulamaları da Bergama'da gerçekleştirilmiş. İlkokul, ortaokul ve liseden oluşan üç dereceli eğitim sistemi yine burada hayata geçirilmiş. Meslek sendikaları ve konfederasyonları da burada kurulmuş. Bütün bu göz kamaştırıcı yeniliklerden yaklaşık 2 bin yıl sonra bile Bergama öncü misyonuna devam etmiş. 1530 tarihinde yazılan ilk Türkçe gramer kitabı “Muyesseretü'l-Ulm”, Bergamalı Kadri Efendi tarafından kaleme alınmış. 15 Haziran 1919'da Anadolu’daki düşman işgalini kıran ilk yer de yine Bergama olmuş.

CİLTLİ KİTABIN MUCİDİ
Çandarlı Körfezi’ne dökülen Bakırçay’ın hayat verdiği Bergama’da, geçmişte her biri diğerinin kalıntıları üzerinde yükselen beş farklı şehir kurulmuş. Buluntular, kentin ilk yerleşim tarihinin MÖ 8. yüzyıla dek uzandığını gösteriyor. Akropol kalıntılarıyla kaplı 330 metrelik bir tepeye kurulan şehir, önce Perslerin sonra da Büyük İskender’in egemenliğine girmiş. Tarih boyunca pek çok kez el değiştiren kent, MÖ 283-133 tarihleri arasında güçlü bir krallığa dönüşmüş. Bergama altın çağını yaşadığı bu dönemde, âdeta bir kültür ve sanat uygarlığı olarak nam salmış. Bergama'nın ilk önemli buluşu, “parşömen” denilen keçi derisinden yapılmış bir tür kağıt. Basit gibi görünen bu buluş, tarihte bugünkü anlamda ilk ciltli kitabın ortaya çıkmasını sağlamış. Eski Mısır’da bulunan papirüsten çok daha önce kitap yapımında kullanılan parşömen sayesinde, Bergama'da İskenderiye'yi geride bırakan dev bir kütüphane kurulmuş. Asya'nın halka açık ilk büyük kütüphanesi olarak anılan bu mekânda 200 binden fazla eserle doluymuş. Roma hâkimiyetinde yaşanan nüfus artışıyla birlikte ovaya yayılan Bergama, Bizans yönetiminin ardından Türk egemenliğine girmiş.

EN DİK TİYATRO
Günümüzde neredeyse bir şehir görünümündeki Bergama’da geziye başlamak için en iyi yer, Akropol. Zeus Sunağı kalıntıları, Athena Tapınağı, antik tiyatro, Bergama Kütüphanesi ve Dionysos Tapınağı’nın yer aldığı Akropol’e ulaşmak için şehir içinden taksiye binmek pratik bir seçenek. Antik Bergama’dan koparılmış eşsiz parçalardan biri olan Zeus Sunağı’nı görebilmek için ise Berlin’deki meşhur Pergamon Müzesi’ne gitmeniz gerekiyor. Dünyanın en dik antik amfi tiyatrosu ise Yukarı Agora’da bulunuyor. Tiyatronun taş basamaklarından Bergama Ovası’nı izlemek gerçekten çok keyifli. Dünyanın ilk ahşap sahneli tiyatrosu da burada kurulmuş. Traian Tapınağı’nın sütunları ile Bergama kütüphanesinin kalıntıları ise antik hayatı hayal etmek için ideal birer anıt gibi… Akropolis’ten şehre inen Kral Yolu, Aşağı Agora’ya kadar uzanıyor. Kalıntıların izinden şehre içine doğru girince, Bazilika da denilen Kızıl Avlu ile karşılaşılıyor. Anadolu’daki ilk yedi kiliseden biri olarak anılan Bazilika, tasarımı ve dev boyutlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kentin batısındaki Asklepion Harabeleri ise Bergama’nın bir diğer yıldızı. Burada antik tiyatronun yanı sıra, havuz ve klinikler dışında üç de tapınak göze çarpıyor.

RENKLİ MAHALLELER
Bergama’yı sindirerek gezmek için en az iki gün ayırmak gerekiyor. Çünkü şehrin ara sokakları ve mahalleleri sürprizlerle dolu. Hemen her köşe başında neşeli çocuklar, güler yüzlü amcalar ya da ahşap kapılı, süslü tokmaklı eski evlerle karşılaşmak mümkün. Bergama’da görülmeye değer yerleşimlerden biri de eski Osmanlı evlerinden oluşan Talatpaşa Mahallesi. Akropol’e giden araba yolu, mahalleyi gezmek isteyenler için doğru bir hareket noktası. Tepeye doğru tırmanan Arnavut kaldırımı sokaklar, rengârenk boyalı evleriyle yakın geçmişin aynası sanki... Büyük Alan adı verilen meydan ise zamanın durduğu, sessizliğin sadece ağaç altlarında koşuşturan çocukların çığlıklarıyla bozulduğu büyülü bir mekân. Meşhur Kızıl Avlu'nun çevresindeki yapılar, Çekül Vakfı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteği ile restore edilmiş. Buradaki tarihi yapıların bir kısmı el dokuması Bergama halıları, çeşitli hediyelik eşyalar ve değerli antikaların satıldığı birer dükkâna dönüştürülmüş. Civardaki tarihi yapılar arasında Eski Kız Meslek Lisesi, Küplü Hamam ve Eski Papaz Evi'nin adını saymak mümkün. Buraya 15 dakikalık yürüyüş mesafesinde ilginç bir yerleşim alanı daha var: Atmaca Mahallesi. Sakinlerinin çoğunun müzisyen olduğu mahallede hayat hemen her zaman renkli ve hareketli. Müzikse yaşamın vazgeçilmez bir parçası. Henüz okumayı öğrenmeden enstrüman çalmayı söken çocuklar ise performanslarını sergilemek için hemen her zaman hazır. Türkiye’nin ünlü klarnetçilerinden Hüsnü Şenlendirici de Bergamalı. Eğer Bergama’ya gitmeyi düşünüyorsanız Şenlendirici’nin hareketli ezgileri sizi yolculuğa hazırlayacaktır. Benden söylemesi…

GEZİ REHBERİ

NASIL GİDİLİR?
Bergama’ya en yakın havaalanı İzmir’de. Adnan Menderes Havalimanı'na 130 kilometre uzaklıktaki Bergama'ya gitmek için önce İzmir Otogarı’na ulaşıp, buradan hareket eden otobüslere binmek gerekiyor. Havalimanından otomobil kiralamak da seçenekleriniz arasında.

NE YENİR?
Esnaf lokantaları yönünden geniş seçenekler sunan Bergama'da ızgara ve kebap çeşitlerinin yanı sıra, zeytinyağlılar ve sulu tencere yemekleri de servis ediliyor. Masalarda Bergama tulumu genellikle hazır bulunduruluyor. Sıcak pideler ise daha siparişler verilmeden getiriliyor. Tandır kebabı, taze otlar ve lokma tatlısı da yörenin sevilen lezzetleri arasında.

NE ALINIR?
Yörede dokumacılık oldukça gelişmiş durumda. Bergama halıları, renkli dokumalar, antikalar, ahşap mutfak eşyaları, dekoratif objeler, bal ve bitki çayları alınabilir.