RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 28-05-2021 17:00   Güncelleme : 28-05-2021 17:00

Dünyanın Konuştuğu Şef

Bu yıl İngiltere ve İrlanda genelinde sadece beş restorana verilen Michelin yıldızından birinin almaya hak kazanan Şef Ahmet Dede’ye başarısının sırrını sorduk.

Dünyanın Konuştuğu Şef

-SEYYAH DERGİSİ MAYIS 2021-

Öncelikle Seyyah dergisi olarak bu önemli başarı için sizi kutluyoruz. Bu hedefe ulaşmak zor oldu mu sizin için? Motivasyonunuzu nereden alıyorsunuz?
“Mutfak felsefem üç ana kelime üzerine kurulu: Disiplin, gelişim ve öğrenmek… Buna kaliteli malzemeleri doğru mevsimde seçmeyi de ekleyebilirsiniz. Mesleğimi seviyor; işimi inanarak ve özgüvenle yapıyorum. Her zaman gelişimi ve yenilikçi olmayı önemsiyorum. Zamanı geldiğinde ve her şeyi doğru yaptığımızda, zaten yeni yıldızlar da kendiliğinden gelecektir. Şu anda doğru yatırımları yaptığımızı düşünüyorum.”

Gastronomi dünyasının yakından takip ettiği Michelin klavuzunda sizinle ilgili şu ifadelere yer veriliyor: Türkiye doğumlu Şef Ahmet Dede, Baltimore'un sahil kasabasında kendisine bir restoran kurdu. Yemekler minimum atık yaklaşımıyla yapılıyor ve orijinal yemekler, Dede'nin Türk geçmişiyle yorumlanıyor. Bu ifadeler hakkında ne düşünüyorsunuz?
“Baltimore’un sahil kasabasını evim gibi görüyorum gerçekten de. Bu satırlar benim için dünyalara bedel, çok teşekkür ediyorum, Türkiye’ye sevgiler…”

Michelin yıldızına layık görülmeniz sizi nasıl etkileyecek?
“Kesinlikle ‘tek yıldız yeterli’ diyenlerden değilim. Ancak gerçekçi bir kişiliğim var. ‘Nasıl daha iyi yapabiliriz?’ sorusunu daima kendimize sorarak ilerliyoruz. Hayata ve işime bakış açım böyle. İnanıyorum ki bir gün ikinci yıldızı da alacağız.

Başarıya giden yol nerelerden geçti? Deneyim kazandığınız birkaç yerden bahsetmenizi istesek?
“Şu ana kadar mutfağıyla beni en etkileyen yerlerden biri, ‘Oslo'da bir restoran olan Maemo oldu’, diyebilirim. Bir zamanlar burada çalışmış ve mesleğimle ilgili deneyim kazanmıştım. Ayrıca kariyerimde örnek aldığım şef olarak Ross Levis’in adını verebilirim. Dublin’deki ilk şefimdi. Büyük saygı duyduğum, örnek bir profesyonel ve iş insanı kendisi…”

 

Türk mutfağından ne ölçüde yararlanıyorsunuz?
“Doğrusu sıkça temsilci gömleğimi giyiyor ve mutfağımızı çok farklı ürünlerle tanıtıyorum: Urfa’dan isot, Antep’ten fıstık ve salça, Ayvalıktan zeytinyağı, karadut ve kızılcık özleri gibi ürünler alıyorum.”

Yemek kültürümüzü tanıtmak için neler yapılmalı sizce?

“Bizim sektörde malzeme kadar stil de önemli. Türk sofrasının tanıtımı, yurt dışındaki fuarların ve kongrelerin yanı sıra; ünlü şeflerle birlikte düzenlenecek yemek aktiviteleriyle de gerçekleşebilir bence.”