KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 28-05-2021 16:39   Güncelleme : 28-05-2021 16:39

Tarihi Selimiye Hamamı kültür merkezini dönüştü

Sultan Üçüncü Selim tarafından 1802 yılında yaptırılan Selimiye Hamamı, üç yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından halkın hizmetine sunuldu.

Tarihi Selimiye Hamamı kültür merkezini dönüştü

-SEYYAH DERGİSİ MAYIS 2021-

Üsküdar’daki Tarihi Selimiye Hamamı, aslına uygun bir şekilde kütüphaneye dönüştürülen kültür merkezi konsepti ile Türkiye'de ve dünyada bir ilk olarak gösteriliyor. Üsküdar Belediyesi tarafından üç yıl süren hummalı bir çalışmanın ardından 219 yıllık hamam restore edilerek Nevmekân Selimiye adıyla hizmete girdi. Restorasyon sırasında hamam bölümündeki sonradan çimento esaslı sıva ile kaplanan taş yüzeyler tekrar gün yüzüne çıkarıldı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk ziyaretçisi olduğu kültür kompleksi, düzenlenen açılış töreniyle halkın hizmetine sunuldu. İstanbul’un yeni kültür durağı, 2 bin metrekare kapalı, 180 metrekare açık alana ve 300 kişi ağırlama kapasitesine sahip. Misafirlerine tarihi dokunun büyüleyici ortamında kitap okuyup, araştırma yapabilme imkânı sunan Nevmekân Selimiye, Türk ve dünya edebiyatından felsefe ve tarih kitaplarına, sosyal bilimler ve hukuk kitaplarından ilahiyat ve tıp gibi alanlardaki kaynaklara kadar 25 bini dijital olmak üzere 45 bin kitap kapasitesi ile İstanbul'un yeni kültür durağı olacak. 

Amerika’da Göbeklitepe Konuşuluyor 
Washington DC YEE’nin konuğu olan Arkeolog Dr. Lee Clare, dünyanın en önemli kültürel miraslarından biri olan Göbeklitepe’yi anlattı.

Washington DC Yunus Emre Enstitüsü tarafından Türkiye’nin arkeolojik mirasını uzman ağzından meraklılarıyla buluşturmak amacıyla düzenlenen arkeolojik harikalar serisinin son programında Alman Arkeoloji Enstitüsünde görevli Dr. Lee Clare, kazı çalışmalarının devam ettiği Göbeklitepe’deki son gelişmeleri anlattı. Sunumu sırasında alanda bulunan T tipi sütunların yansıra alanda çıkarılan diğer örnekleri de paylasan Dr. Clare, geçmiş dönemde bölgeye yapılan ziyaret ve gelişmelerin örneklerini katılımcılara gösterdi. Dr. Clare, “Bulduğumuz son kalıntılar yuvarlak yapılardan kare yapılara geçiş olduğunu bize gösterdi. Ev harabelerinin altında bulunan mezar kalıntıları alanın sadece terk edilmiş bir tapınak alanı olduğundan ziyade kalıcı bir yerleşim alanı olduğuna dair güçlü kanıtlar olarak önerilebilir.” Sözleriyle sunumunu bitirdi. Programın son bölümünde katılımcıların sorularını cevaplayan Dr. Clare, özellikle alanda bulunan T sütunlara dair yeni bulguların ortaya çıktığını, kesin bir yorum yapmamakla beraber bulguların bu sütunların mimari amaçla yapılmış olabilme ihtimalini güçlendirdiğini belirtti.