YAŞAM
Giriş Tarihi : 24-05-2021 17:11   Güncelleme : 24-05-2021 17:13

Yaşlı dostu şehirler inşa etmeliyiz!

Şehirler yaşlı dostu olarak tasarlanmalı, sosyal hayata katılmaları sağlanmalı. Bu, yaşam kalitemizin yükselmesi ve turizmimizin sürdürülebilirliği için çok önemli.

Yaşlı dostu şehirler inşa etmeliyiz!

- SEYYAH DERGİSİ MAYIS 2021 -

Geçtiğimiz günlerde kutladığımız Yaşlılara Saygı Haftası, dünyada nüfusun hızla yaşlandığı, yaşlıların özellikle pandemiyle birlikte daha fazla sosyal izolasyona maruz kaldığı ve çoğu zaman asgari yaşam şartlarına ulaşamadığı bugünlerde daha da çok önem kazanıyor. Çünkü dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfusun arttığına dikkat çeken uzmanlar, 2050 yılında Türkiye’de yaşayan her altı kişiden birinin 65 yaş üzeri olacağının tahmin edildiğini belirtiyor. İleri yaştaki kişilerin sosyal yaşama katılmalarının önemine işaret eden uzmanlar, şehirlerin yaşlı dostu şehirler olarak tasarlanması gerektiğini kaydediyor.

TÜRKİYE’NİN YAŞLI NÜFUSU ARTIYOR

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşayan 65 yaş üzeri nüfus yüzde 7,1’den yüzde 9,5’e yükseldi. Ayrıca Türkiye, 167 ülke arasında en yaşlı nüfusa sahip 66. ülkedir. Birleşmiş Milletler, 2050 yılında tüm dünyadaki yaşlı nüfusunun iki kat artış göstereceğini tahmin ediyor. Peki bu veriler bize aslında ne söylüyor? Dünya pandemiyle birlikte günden güne daha karmaşık hale gelirken acaba ülkeler ileri yaştaki sakinleri için sağlıklı bir gelecek tasarlayabilecek mi? Bu soruya doğru yanıtlar vermemiz gerekiyor. Bu noktada ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan bu duruma hazırlıklı olmak da çok büyük önem kazanıyor. Toplumumuzda yaşlı bireyler eş ya da akranlarını kaybetmesi, çalışma hayatında aktif yer almamaları, sosyal hayatın dışında kalmaları, kronik hastalıklarla mücadele etmeleri ve ekonomik zorluklarla uğraşmak zorunda kalmaları sebebiyle kendilerini yalnız, mutsuz ya da izole olmuş hissedebilirler.

YAŞ AYRIMCILIĞINA DİKKAT!

“Bunlara ek olarak günlük hayatta maruz kaldıkları yaş ayrımcılığı da kendilerini kötü hissetmelerine sebep olur. Yaşlı bireyler, sosyalleştikleri, değer gördükleri ve yaşadıkları topluma dahil olabildikleri takdirde kendilerini gerçekleştirmiş olurlar. Aslında yaşlılara saygı göstermek ve onların bilgi ve deneyimlerinden feyz almak geleneksel Türk aile yapısı içinde önemli bir konudur. Burada varolan geleneksel değerler ile bilimin bizlere sunduğu bilgileri bir araya getirmek zorundayız. Araştırmalar sosyal hayata dahil olan, kendisini toplumdan soyutlanma yerine onun bir parçası olarak gören yaşlıların hem fiziken hem de psikolojik olarak daha iyi hissettiklerini göstermektedir.


TURİZM İÇİN DE ÖNEMLİ

Özellikle pandemi döneminde tüm dünyadaki yaşlı bireyler, zorlu bir sınav veriyor. Son bir senedir yaşlılar sokağa çıkma yasakları, kısıtlamalar ve hayatını kaybetme korkusu ile yüzleşmektedir. Medyada yapılan haberler de zaman zaman yaşlıların daha endişeli olmasına sebebiyet verebilir. Yaptığımız araştırmaya göre Türkiye’de yaşayan 65 yaş üzerindeki kişilerde pandemi kaynaklı kaygı düzeyi yaklaşık yüzde 80 seviyesine çıkmaktadır. Maalesef yaşlılar için pandemi öncesi veya sonrasında çok kolay bir sosyal hayattan söz etmek mümkün değil. Öncelikle emeklilik sonrası ekonomik gelirin düşmesi yaşlıları daha en baştan pek çok etkinliğe girişmekten vazgeçirir. Bu sebeple yerel ve merkezi idarelerin yaşlılar için sosyal yaşam alanları oluşturmaları ve ücretsiz etkinlikler düzenlemeleri gerekir. Şehirlerimizi yaşlıların da huzurla yaşayabileceği mekânlara dönüştürmek zorundayız. 2050 yılında Türkiye’de yaşayan her altı kişiden birinin 65 yaş üzeri olacağı düşünülürse yaşadığımız mekânların yaşlı dostu şehirlere evrilmesinin gelecek için önemi ortaya çıkar.