TURİZM
Giriş Tarihi : 30-04-2021 17:00   Güncelleme : 30-04-2021 17:00

Yayla kiralama dönemi başlıyor!

Devletten kiralamalarda yeni dönem başlıyor. Ormanlık alanlara ve bu alanlardaki gayrimenkullerin kiraya verilmesine ilişkin yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi.

Yayla kiralama dönemi başlıyor!

-SEYYAH DERGİSİ NİSAN 2021-

Yeni sisteme göre orman sınırları dışına çıkarılan ve komisyon tarafından “yayla” olarak kullanılabileceği belirlenen doğal alanlar, Başbakanlık değil Cumhurbaşkanı’nın onayıyla yayla vasfını kazanabilecek. 

TEMİNAT ORANI DÜŞÜRÜLÜYOR
Türkiye’nin arsa ve arazi yatırımlarında uzmanlaşmış bir kurum olan uparazzi’nin Genel Müdürü Hakan Erilkun, ormanlık alanlarda bulunan yapı ve tesislerin kiralanmasına getirilen kolaylıkların özellikle orman turizmini olumlu etkileyeceğini, yapılacak kiralamalara getirilen zorunlu denetimlerin sıkı sıkıya uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor. Düzenlemeye göre, orman alanlarında bulunan ve kiraya verilen binaların kira artış oranında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) değil, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) esas alınacak olup; ilk kiralamalarda alınacak teminat oranı da yüzde 10’dan yüzde 3’e düşürülmüş ve kiralama süresi maksimum 10 yıldan 20 yıla çıkarılmıştır. Yatırımcıların ve turizm profesyonellerinin takdirini kazanan bu yeni düzenlemedeki ana amaç hem doğal tarımı ve buna bağlı turizmi desteklemek. Dahası toprağa yönelimi daha sağlıklı hale getirmek hem de ormanlık alanlarda atıl durumda bulunan yapıların fonksiyon göstermesini sağlamak. Bu doğrultuda orman alanlarıyla ilgili resmî gazetede yayınlanan son yönetmelik hem yatırımcıları hem yatırım uzmanlarını yakından ilgilendiriyor.

BİRLİKTE BÜYÜMEY MODELİ
Uygulama ile beraber kiraya verilen gayrimenkullerin kullanım şeklindeki sıkı denetimin önemine işaret eden ve bunun kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğinin altını çizen Erilkun, kiralama koşullarına getirilen azami sınırla ilgili yeni düzenleme için de açıklamalarda bulundu. Yeni düzenlemelerin doğa turizminde hareketliliğe yol açacağını ileri süren Hakan Erilkun, “Ormanlık alanların korunabilmesi ve tesislerin amaç dışı kullanımının engellenebilmesi amacıyla kira sözleşmelerine devletin yılda en az bir kez kullanım amacına uygunluğu denetlemesi koşulu da eklenmiştir. Bu da doğru ve verimli kullanım için yerinde bir uygulamadır. Hatta üçüncü kişilere yapılan kiralamalarda devletin de kazançtan pay alması mecburi denetimin verimine katkı sağlayacaktır. Çünkü yeni uygulamaya göre özel kişi ve kuruluşlar orman alanlarında devletten kiraladıkları bina ve tesislerin yüzde 25’ini, alt kiralama suretiyle üçüncü kişilere kiraya verebilecek. Ancak bu durumda da bu kira bedelinin dörtte birini ana kiraya veren olarak ilgili kamu kuruluşuna ödeyeceklerdir. Bu da birlikte büyümenin esas alınmasını sağlamakta ve devletin sürekli denetim yoluyla takibini kolaylaştırmaktadır.” açıklamasında bulundu. Açıklamalarıyla yayla yatırımcılarını heyecanlandıran Hakan Erilkun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Açıkçası biz, devletin toprak alım satım ve kiralamalarını ilgilendiren düzenlemelerini takip ederek, bu düzenlemeleri doğru yorumlamanın çok önemli olduğuna inanıyoruz.” 
Kutu 

Rize’de bir yayla deneyimi…
Doğu Karadeniz yayla rotasının en heyecan verici bölümlerinden biri olan Rize yolundayız. Of yakınlarındaki Hapsiyaş (Üç Kiremitli) Köprüsü, derelerin üzerine birer kement gibi atılmış yöreye özgü ahşap çatılı tarihi köprülerin en güzel örneklerinden biri. Yolun devamında İyidere’ye doğru yöneliyor, çay ve mısır tarlaları eşliğinde İkizdere Vadisi’ne uzanıyoruz. İlerledikçe geniş yapraklı yarı tropikal bitkilerle örtünen vadi daralırken tam karşımdaki Ovit Dağı âdeta devleşiyor. İkizdere’nin 10 kilometre kadar güneyindeki Dereköy, Rize’nin batısında yükselen 3 bin 354 metrelik Kırklar Dağı eteklerindeki yaylaların çıkış noktası. Yakın çevrede yayla çok, ancak bizim tercihimiz şifa dağıtan Anzer Yaylası oluyor. Doğu Karadeniz’in mücevherlerinden biri olan yayla, arıların yüzlerce çiçek türü arasında gezinerek ürettiği balı ve endemik bitkileri ile benzersiz zenginlikler barındırıyor. Bitki örtüsü bakımından zengin bir çeşitliliğe sahip olan yaylada, 400’den fazla bitki türü tespit edilmiş. Anzer’in dünyaca ünlü balının kalitesi de işte bu bitki ve çiçek çeşitliliğinden geliyor.