KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 13-04-2021 16:58   Güncelleme : 13-04-2021 16:58

Hristiyanlığın İlk Kilisesi Antakya’da değil Konya’da

Antakya’daki St. Pierre neredeyse her kaynakta Hristiyanlığın ilk kilisesi olarak geçiyor. Bunun neden doğru olmadığını açıklıyorum.

Hristiyanlığın İlk Kilisesi Antakya’da değil Konya’da

-SEYYAH DERGİSİ NİSAN 2021-

Antakya’daki St. Pierre bir kilise değil, “kenise”dir. Kenise, bir bina ismi değildir. Gizli gizli ibadet edilen yer anlamına gelir. Anadolu’da birçok yerde gizli gizli mağaralar var. Hz. İsa’dan sonra havarileri cemaat oluşturmak için her yerde, özellikle de saklanabilecekleri mağaralarda hem ibadet ediyorlardı hem de bu dini yaymaya çalışıyorlardı. Mağaraların tercih edilmesinin ana sebebi barınmak olmakla birlikte, Hz. İsa’nın bir mağarada dünyaya gelmesiyle de öne çıkan tarihsel bir yöneliştir. İnançsal sebeplerle gizli gizli ibadet edilen bu yerlere “kenise” denir. Dolayısıyla St. Pierre, ilk keniselerden bir tanesidir. Oralar günümüzde anlaşıldığı anlamda kilise değil, kenisedir. Ayrıca o tarihte Hristiyanlık meşru değildi. Roma Hristiyan değildi. Roma bu yüzden Hristiyanlara karşı hoş görülü değildi. Yani bir kilisede açıkça ibadet etmeleri mümkün değildi. Zaten Antakya’daki St. Pierre, dünyanın ilk yedi kilisesi arasında da yoktur. Yalnızca kenise olmakla birlikte ilk kilise olarak sayılan kiliseler şöyledir: Efes, İzmir (Smyrna), Bergama, Thyateira (Akhisar), Sardes (Salihli), Philadelphia (Alaşehir) ve Laodikeia (Denizli). Görüldüğü gibi Antakya St. Pierre, ilklere dâhil edilmemekle birlikte dünyanın ilk kilisesi olarak işaret edilmesi anlaşılır gibi değildir.

İLK KİLİSEYİ HELENA YAPTIRDI
Dünyanın ilk kilisesi, Konya yakınlarındaki Sille yerleşkesinde, Hristiyanların annesi olarak bilinen Konstantin’in annesi Helena tarafından sağlanan serbestlik ile 327 yılında inşa edilen ve günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir. Bu kilise, Roma’nın Hristiyanlığı serbest bırakmasından üç yıl önce inşa ediliyor. Helena, Kudüs’e yaptığı hac yolculuğu sırasında Sille’ye uğrar ve orada bulunan inananlar için ibadethane yapma imkânı sağlar. Bunu sadece Helena gibi güçlü ve inançlı bir imparatoriçe yapabilirdi. Bu bağlamda Sille, Azize Helena Kilisesi, dünyanın ilk; Birinci Ayasofya olarak isimlendirilen Megale Ekklesia ise Anadolu’nun, dolayısıyla dünyanın ikinci kilisesidir. Megale Ekklesia, inşa edilmesinden 44 yıl sonra İmparator Arkadios zamanında çıkan bir ayaklanma neticesinde yanarak yok olur.”

HIRİSTİYANLARIN ANNESİ KİMDİR?
Helena, MS 250 yılında Drapene’de dünyaya gelir. Kocasının kendisini asil bir aileden olmadığı gerekçesiyle boşamasına rağmen oğlu Konstantin imparator olunca, Helana imparatoriçe unvanına kavuşmuştur. 80’li yaşlarında Kudüs’e hac yolculuğuna çıkar. Hz. İsa’ya ait olan kutsal eşyaları bularak beraberinde Konstantinapolis’e getirir. Bu kutsal emanetlerden bir tanesi, Hristiyan dünyası için ilk şehit sayılan Aziz Stefanos’un kemikleridir. Aziz Stefanos, Hristiyanlığa inandığı için Kudüs’ten kovulup taşlanarak öldürülen ilk inanandır. Zamanı belli olmamasına rağmen 26 Aralık tarihinde bu olayın gerçekleştiğine inanan Hristiyanlar için Azizin Yortu Günü, 26 Aralık olarak anılır. Dindar, hayırsever, bağışlayıcı bir hayat süren Helena’ya, İznik konsil babaları Hristiyanların annesi unvanını verirler. Öte yandan MÖ 31 yılından sonra Roma imparatorları “Caesar Augustus” ünvanını alırken, imparator eşlerine de “Augusta” unvanı verilir. İlk kez Helena, imparator eşi olmamasına rağmen oğlu vasıtasıyla bu unvanı almıştır. Bu konunun meraklısı iseniz daha fazla bilgi için Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabımı temin etmenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar…