ROTA
Giriş Tarihi : 25-02-2021 17:04   Güncelleme : 25-02-2021 17:10

Fransız çiftin Türkiye aşkı

'Herkes Türkiye’yi görmeli!' diyen modern seyyahlar, bisikletle gelip âşık oldukları Lüleburgaz’a bu kez karavanla döndü.

Fransız çiftin Türkiye aşkı

-SEYYAH DERGİSİ ŞUBAT 2021-

Geçen yıl tandem bisikletleriyle Moğolistan’a doğru yola çıkan ve Lüleburgaz Bisiklet Akademisi’nde konaklayan Fransız çift Nina Duczmalewska ile Hugo Pacou, koronavirüs salgını nedeniyle ülkelerine karavanla geri dönerken yine Lüleburgaz’a uğradı. Lüleburgaz’a ve Lüleburgaz Yıldızları Bisiklet Akademisi’ne (LYMBA) hayran kaldıklarını söyleyen çift, “Herkesin burayı görmesi gerekiyor. Keşke bisiklet akademisi her ülkede olsa…” diyor. 

“BİSİKLETLE DÖNMEK İSTEMEDİK”
Koronavirüs salgını çıktığında birçok ülkenin sınır kapılarını kapatarak sert tedbirler almaya başladığını söyleyen Nina Duczmalewska, “Geri dönmeye karar verdiğimizde bisikleti tercih etmek istemedik. Koronavirüs salgınından dolayı korktuk açıkçası. Karavan bulabiliriz düşüncesiyle internet sitelerinde arayışa başladık. Şanslıyız ki Çekya’dan bir kişi, karavanıyla dünyayı gezerken Gürcistan’da salgına yakalanmış. O da karavanını orada bırakıp ülkesine uçmuş. O da bizim Facebook’taki gönderimizi gördüğünde sevinmiş. Biz şimdi onun karavanıyla Fransa’ya gideceğiz. O da Fransa’ya uçakla gelip, karavanını alıp ülkesine geri dönecek.” şeklinde konuşuyor

“SÜREKLİ EVLERDE AĞIRLANDIK” 
Koronavirüs salgınından önce Türkiye’yi gezme fırsatı bulmalarından dolayı mutlu olduklarını söyleyen Nina Duczmalewska, Türk insanının aşırı yardımsever olduğunu, bu durumun da kendilerini olumlu yönde değiştirdiğini söylüyor. Nina Duczmalewska, “Bisikletle Türkiye’yi geldiğimiz için çok mutluyuz. Bu bizim için çok ilginç bir deneyim oldu. Neredeyse Türkiye’de hiç çadır kurmadık. İnsanlar tarafından sürekli evlerde ağırlandık. Tabi ki korona olsaydı öyle tahmin ediyoruz ki bizi eve davet edecek insan sayısı daha az olurdu. Türkiye’yi iyi ki koronadan önce görme fırsatını bulmuşuz.” sözlerini sarf ediyor. Türkiye’de geçirdikleri süre içerisinde çok sayıda insanla ve kültürle tanıştıklarını kaydeden Hugo Pacou ise “Açıkçası Türkiye bizi çok değiştirdi. Hiç tanımadıkları, tamamen yabancı bir ülkeden gelen insanlara bu kadar sıcakkanlı davranmaları bizi çok şaşırttı. İnsanların bize kibar yaklaşmaları bizim karakterimizi iyi anlamda etkiledi. Yemeklerine gelecek olursak tek kelimeyle mükemmel. Sadece insanı değil hava şartları bile çok iyi bir ülke burası…” ifadelerini kullanıyor. 

“BİR YIL ÖNCE DE GELMİŞTİK”
Lüleburgaz Yıldızları Bisiklet Akademisi hakkında da konuşan Nina Duczmalewska, bir yıl aradan sonra yine aynı yere gelmekten mutluluk duydukları ve yine ilk kez gördükleri andaki gibi şaşırdıklarını söylüyor. Nina Duczmalewska, “Bir yıl önce buraya geldiğimizde şaşırmıştık. Bir yıl aradan sonra ikinciye yine buradayız ve yine şaşkınlık içerisindeyiz. Keşke bisiklet akademisi gibi bir yer her ülkede olsa, Fransa’da da olsa. Bizde de insanları böyle bir tesiste ağırlasalar. Fakat burada böyle güzel bir örneğin olması beni mutlu ediyor. Anı defterine yazılanlar gösteriyor ki koronavirüs olsa bile insanlar buraya gelmeye devam etmiş. Burada bazı şeyler aksamamış. Bu çok güzel bir şey.” ifadelerini kullanıyor. 

“HERKES BURAYI GÖRMELİ!”
Lüleburgaz Bisiklet Akademisi’nin hayranlık uyandıran bir yer olduğunu kaydeden Hugo Pacou ise “Herkesin burayı görmesi gerekiyor. Türkiye’ye gelen herkes bu akademiye uğramalı. Burası gerçekten inanılmaz. Burada sadece bisiklet yok, yardımlaşma ve deneyimleri paylaşma var. Biz, bir yıl içerisinde buraya ne kadar çok insanın gelip gittiğini gördük. Lüleburgazlılar adına da çok mutluyuz, böyle bir yere sahip oldukları için…” diyor. Lüleburgaz hakkındaki izlenimlerini de aktaran Fransız çift, yayalaştırılan İstanbul ve Fatih Caddeleri’ne hayran kaldığını söylüyor. Yayalaştırılan alanların gelişmiş ülkelerde fazla olduğunu söyleyen çift, “Burada bizim en çok ilgimizi çeken yerlerden biri, trafiğe kapalı alan oldu. Burası bence çok etkili bir bölge. İnsanlar orada araç süremiyor. Sadece yayalara ve bisikletlilere açık. Bunun kente her şekilde katkı sunduğuna eminim. İnsanlar orada araç olmadığı için bence çok mutlular.” sözleriyle duygularını ifade ediyor.