GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-11-2020 19:21   Güncelleme : 03-11-2020 19:21

İzmir Depremi..

30 Ekim saat 14.51'de İzmir depremiyle tüm Türkiye'de zaman durdu.

İzmir Depremi..
Bu hafta tek izlediğim haber kanalları oldu..
Binaların yıkılmasıyla, bizim de yüreklerimiz yıkıldı.
 
Gözümüz, kulağımız haberlerde,
Hadi bir can daha! Hadi bir can daha!
Canlı çıkacak mı diye bekledik.
 
Elif bebek, Ayda bebek...
Anneler, babalar, çocuklar, dedeler, nineler...
 
Her kurtulanın ardından sevinç göz yaşları, her kaybın ardından acı göz yaşları..
 
En kahredeni ise o molozların, beton sıvaların içinde, zifiri karanlıkta, daracık bir yaşam alanında, günlerce yaşam mücadelesi verenler için, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmek.
 
Sağ kalanların psikolojik travmaları ne olacak?
Kendi sağ çıksa da ailesinden geri kalanları kaybedenler ne olacak?
Evi, odası, hatıraları ne olacak?
Kalplerinde, dinmeyen bir acıyla ve geçmeyecek bir sızıyla yaşamak nasıl olacak?
 
Ateş, gerçekten düştüğü yeri yakıp yıkıyor ve sönmüyor dinmiyor.
 
Onları bu kederden kurtaracak birilerinin ellerini tutacağını umuyorum.
 
Cesaret bulmaları ve cesur olmaları için dua ediyorum.
 
Vücutları uyuşuyorken, zihinleri belirsizken...
 
Ve kendime soruyorum, orada onlar yatarken...
 
Bu trajedi neden oldu?
Ve tüm mutluluğu yok etti.
 
Hayatlar alındı, sevdikleri öldü.
İnsanların boş kalpleri asla doldurulmayacak.
 
Hayatta kalanlar bu hikayeyi anlatacak kadar yaşayacaklar.
Ama diğerleri sonsuz vicdan hesabına girecek.
Bu binaları yapan, projelerine onay veren sorumlular nerede?
Yer yarıldı da içine mi girdiler yoksa utançlarından!..
Bu aslında cinayet değil mi?
 
Kayıplarımızın mekanı cennet olsun.
Geride kalanlara sabır ve başsağlığı diliyorum.
Kurtarma ekiplerinde çalışan tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun.
 
Ya yine olursa..

Yine vurdumduymaz bir müteahhite denk gelirsek?
Sağ kalabilmek için, deprem sırasında kapı boşluklarına girmeyin; depremde o kiriş kırıldığında, birkaç tonluk yük üzerinize düşebilir.

Mümkünse sağlam bir şeyin (kasa, yatak-baza veya koltuk vs) kenarında yere uzanıp mümkün olduğunca küçülüp cenin pozisyonu alıp, başınızı koruyun.

Bu sayede, zemin ile koltuk arasında oluşan o küçük alan, bir ihtimal hayat üçgeniniz olabilir.
 
Sağlıcakla Kalın.