GÜNCEL
Giriş Tarihi : 12-10-2020 10:37   Güncelleme : 12-10-2020 10:40

Pamuğun izinde Anadolu

Tohumlarından ölümsüzlük iksiri yapıldığına inanılan, ırgatlarıyla Türk edebiyatına ve Yeşilçam sinemasına dek ilham veren pamuğun hasadı başladı. Bu görkemli zamanlar, pamuğun izini sürmek için bir fırsat.

Pamuğun izinde Anadolu

-SEYYAH DERGİSİ 2020 EKİM AYI-

Arkeolojik buluntular, pamuk tarımının günümüzden 7 bin yıl kadar önce Hindistan'da başladığını ortaya koyuyor. Eski çağlarda pamuğun Hindistan üzerinden önce Anadolu'ya, oradan da Mısır'a geçtiği biliniyor. Bol güneş alan alüvyonlu toprakları sevmesi nedeniyle pamuk, Türkiye'de çok hızlı bir gelişim göstermiş. Pamuğun Türkiye'deki tarihi, MÖ 4. yüzyıla dek inmesine karşın, asıl büyük gelişme 11. yüzyıldan itibaren yaşanmaya başlanmış. Önce Selçuklular, ardından Osmanlılar pamuğu bin bir çeşit tekstil ürününe dönüştürüp kullanıma sunmuşlar. Cumhuriyetin ilanından sonra ise pamuk tarımına büyük önem verilmiş. Batı Anadolu'nun önde gelen sanayi şehirleri Bursa ve Denizli'nin yanı sıra, Adana pamuk üretiminin lokomotif yerlerine dönüşmüş. Günümüzde halen Türkiye’deki toplam pamuk rekoltesinin yüzde 10 - 15'lik bölümünü karşılayan Adana Havzası'nda tarihin, kültürün ve beyaz altın pamuğun izini sürmek üzere yola koyulabilirsiniz.

ÜRETİMDE DÜNYA ALTINCISIYIZ

Türkiye’ye yıllık 27 milyar dolar döviz kazandıran, 2 milyon kişiye doğrudan istihdam sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörlerinin ana hammaddesi pamuğun üretiminde Türkiye, dünya altıncısı ülke konumunda. Yıllık 850-950 bin ton aralığında pamuk üreten Türkiye’nin katılımıyla pamuk ile ilgili dünya genelindeki gelişmelerin değerlendirildiği Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nin (ICAC) 78. Genel Kurul Toplantısı, Avustralya’nın Brisbane kentinde düzenlendi. Organizasyona 28 ülkenin hükümet yetkililerinin yanı sıra, beş uluslararası organizasyonun temsilcileri katıldı. Toplantıda Türkiye’yi Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş’ın aralarında bulunduğu bir heyet temsil etti.

SINIRLARI ZORLAMAK

Ana teması, “Global Liderlik, Pamuğun Sınırlarını Zorlamak” olan 78. Genel Kurul Toplantısı’nda pamuk üretim, tüketim, stok, ihracat, ithalat ve fiyatlar konusunda güncel bilgiler ve 2019-2020 sezonu projeksiyonlarının konuşulduğu bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, pamuk üretiminde ve doğal olarak pamuk kullanılan sektörlerde sürdürülebilirlik, pamuk için global mega trendler, bitki ıslahı, üretimde verimlilik ve yüksek kaliteyi sağlama, ilk aşamada Asya ve Afrika’da uygulanması planlanan toprak ve bitki sağlığı için geliştirilen aplikasyon ve sanal gerçeklik ile bitki eğitimi gibi konuları kapsayan bir çok açık ve ara oturumlar gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye’nin pamuk üretiminde dünyada Hindistan, Çin, ABD, Brezilya ve Pakistan’dan sonra altıncı sırada yer aldığına vurgu yapan Eskinazi, “Pamuk üretiminde büyük bir oyuncu olmamıza karşın 82 milyonluk iç piyasamızın ihtiyacını ve yıllık 27 milyar dolar ihracat yapan tekstil ve konfeksiyon sektörlerimizin ihtiyacını karşılayamıyor. Günümüzde yıllık 1,6 milyon ton pamuk ihtiyacımız var. İlerleyen süreçte 2 milyon tona ulaşacak pamuk ihtiyacımızı yerli üretimle karşılayacak şekilde üretimi ve üreticiyi desteklemeliyiz.” diye konuştu.

BLOCKCHAİN TEKNOLOJİSİ İLE İZLENECEK

Tüketicinin tercihlerinin üretimi şekillendirdiği bir sürece girildiğine vurgu yapan Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı: “Müşteriler, izlenebilirlik ve şeffaflık konularında markalar üzerindeki baskılarını gün geçtikçe arttırıyor. Tüketici, aldığı ürünlerin hikâyelerini, ürünlerin orijinalliğini ve güvenilirliğini sorguluyor. Bu süreç her geçen gün daha da belirgin hale geliyor. İzlenebilirlik konularında farklı yöntemler ile hizmet veren; nano teknoloji ile partiküllerin elyafa yerleştirilmesi ve blockchain teknolojisi ile izlenebilirlik; pamuğun DNA’sının belirlenmesi ve sonrasında yapılan takip ve testler ile izlenebilirliğin sağlanması ve topraktaki kimyasal minerallerin ülkelere göre farklılığından yola çıkarak her ülkede yetiştirilen pamukların parmak izlerinin sağlanması noktasına gelindi. Bizim de üretimimizi bu beklentilere cevap verecek şekilde yapmamız şart.”