SAĞLIK
Giriş Tarihi : 29-09-2020 12:06   Güncelleme : 29-09-2020 12:06

'Hekim arkadaşım çocuğuna amcalık yapmamı istedi'

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fidan, "Bir hekim arkadaşım, uzun süre tedavi gördü. Bu süreçte benden özel bir şey rica etti. 5 yaşında bir kızının bulunduğunu, kendisine bir şey olursa çocuğuna amcalık yapmamı istedi." dedi.

'Hekim arkadaşım çocuğuna amcalık yapmamı istedi'

ESKİŞEHİR(AA) - Eskişehir Şehir Hastanesi uzmanlarından Doç. Dr. Vural Fidan ile Bilecik Devlet Hastanesi Pandemi Polikliniği ve Yoğun Bakım Ünitesi'nde görev yapan sağlık çalışanları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede yaşadıklarını anlattı.

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Fidan, AA muhabirine, Kovid-19 sürecinin toplumun bütün kesimleri gibi sağlık çalışanlarını da doğrudan etkilediğini söyledi.

Sağlık çalışanlarının hem çevresini hem de sevdiklerini etkilememek için azami dikkat gösterdiğini vurgulayan Fidan, hastanede giydikleri kıyafetlerle eve gitmemek, tüm vücut temizliği yapmak gibi işleri her gün gercekleştirdiklerini ifade etti.

Pandemi servisinde görevliyken tulum, maske, bone gözlük veya siperlik, eldiven ve galoş kullandıklarını anlatan Fidan, şöyle konuştu:

"Bu ekipman ve giysilerle günde minimum 8 saat, maksimum 24 saat geçiriyoruz. Bu giysilerin hava almaması sebebiyle ciddi terleme yaşıyoruz. Bu da ayrı bir rahatsızlık ortaya çıkarabiliyor. Bu ekipmanlar ve giysiler nedeniyle pandemi servisinde görevli doktorların beslenme süreçleri bile etkilenebiliyor. Milli servet olan ekipmanların hem israf edilmemesi hem de riskin minimize edilmesi açısından su içme hatta lavabo ihtiyaçlarını geciktirmek durumunda kalıyoruz."

"Bu anıyı hatırladıkça içim burkuluyor"

Doç. Dr. Fidan, Kovid-19 salgını sürecinde serviste yaşadığı ve unutamadığı anılarının olduğuna değinerek, şunları söyledi:

"Benden yaşça küçük bir hekim arkadaşım, uzun süre Kovid servisinde tedavi gördü. Bu süreçte kötüleştiği bir anda benden özel bir şey rica etti. Gözyaşları içinde, 5 yaşında bir kızının bulunduğunu, hastalık nedeniyle kendisine bir şey olursa çocuğuna amcalık yapmamı istedi. Ben de kendisine hastalığı yeneceğine inandığımı ola ki herhangi bir sıkıntılı süreçte eşini kardeşim, kızını yeğenim olarak kabul edeceğimi, onlara her türlü desteği vereceğimi ve sahip çıkacağımı ilettim. Bu anıyı hatırladıkça içim burkuluyor. Çok şükür hekim arkadaşım kurtuldu, sağlıkla işine devam ediyor."

Hastanede Kovid-19 tedavisi gören yaşlı bir hastanın rahatsızlığı sürecinde torununun dünyaya geldiğini belirten Fidan, "Amca, bana torununu hiç göremediğini, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybederse gözlerinin açık gideceğini iletti. Hemen amcanın oğlunu arayıp, cep telefonundan görüntülü görüşmelerini sağlayarak torununu gösterdik. Torunun yüzünü görüp, sesini duymasını sağladım. Çok şükür amcamızı da sağlıklı şekilde evine gönderdik." diye konuştu.

"Elinizden ne geliyorsa onu yapın"

Bilecik Devlet Hastanesi Pandemi Polikliniği ve Yoğun Bakım Ünitesi'nde görev yapan sağlık çalışanları, Kovid-19 ile mücadelede yaşadıklarını paylaştı.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Selma Aktaş, hastanede tüm birimdekilerin her Kovid-19 hastası için hem mücadele hem de dua ettiğini dile getirdi.

Pandemi polikliniğinde tüm doktorların canla başla çalıştığını anlatan Aktaş, şöyle devam etti:

"Pandemi alanından her çıktığımızda, dikkat etmemize rağmen çocuklarımıza sarılmaya korkuyoruz. 'Acaba Kovid-19'u taşıyor muyum, onlara da bulaştırır mıyım?' diye korkuyoruz. Boğazımız ağrısa, halsiz olsak, 'O gün bugün mü?' diyoruz. Kaybettiğimiz hastalar için en az yakınları kadar üzülüyoruz, içimiz acıyor. O yüzden, lütfen tedbirli davranalım. Elimizden ne geliyorsa yapalım. Bu hastalığın ne yaşı var ne de şakası."

"Yorulduk ama mücadeleyi asla bırakmıyoruz." diyen Aktaş, "Bazen maske ve mesafe kurallarının ihlal edildiğini görüyoruz, hiçbir şey yokmuş gibi davranılıyor. Kalabalık ortamlar gördüğümüzde çok üzülüyoruz. Acaba boşa mı kürek çekiyoruz? Biz bir ekibiz, sadece sağlıkçılarla bu iş yürümez, insanların tedbir almaları çok önemli. Bizlerin onları önemsediği kadar kendilerini önemseseler, bu bile yeter." ifadelerini kullandı.

Aktaş, mücadelenin ulusal çapta sürmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ağır şikayetleri olmayan bir hastamızı 1 aylık tedavi sonrasında kaybettik. Çok çabuk ilerledi hastalık, verilen tüm tedaviye rağmen düzelmedi. Bu hastalık çok yaygın zatürreye sebep oldu. Tüm hastane hastayı tanıyordu, hep birlikte iyileşmesi için dua ediyorduk. Hastanede onun için gözyaşı dökmeyen yoktur. 11 yaşındaki oğlu gelip bana 'Babam iyileşecek mi?' diye sormuştu. Bu bizi çok üzüyor. Lütfen 'Bana bir şey olmaz.' demeyin. Kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için elinizden ne geliyorsa onu yapın. Biz sağlıkçılar tükenmeden, eski normalimize dönmek istiyoruz."

"Önce kendimize dikkat edeceğiz"

Anestezi Uzmanı ve Yoğun Bakımlar Sorumlu Hekimi Serkan Yücepur ise yoğun bakım ünitelerinde insanların zorluklar çektiğini anlattı.

Kovid-19'un bazı risk grupları ve yaşlarda ağır seyrettiğini ifade eden Yücepur, "Özellikle solunum yetmezliği olan hastaları yoğun bakıma alıyoruz, bu solunum açlığı, hastalar için dayanılmaz bir süreç. Maalesef bu uzun bir süreç ve her zaman yoğun bakımdan sağlıklı çıkma şansları olmuyor. Durumu başından beri umursamayan insanlar, yoğun bakıma düştüklerinde işin ciddi boyutlara varabileceğini anlıyor." diye konuştu.

Herkesi maske-mesafe ve temizlik konusunda hassasiyete davet eden Yücepur, "Bu hastalık size bulaştığında ailenizdeki tüm fertlere de bulaşıyor. Onun için önce kendimize dikkat edeceğiz. 'Bana bir şey olmaz.' demeyeceğiz. Size bir şey olmaz belki ama evdeki annenize, eşine ve çocuğuna bulaştırıp onların hayati risklerle yoğun bakımda tedavi olmasına ya da ölmesine sebep olabilirsiniz, bu iş o kadar ciddi." dedi.

"Kimsenin anne-babasını burada görmek istemiyorum"

Anestezi Uzmanı Gonca Gül Hayran, yaşlı-genç, erkek-kadın ayrımı yapmaksızın tedbirli olunması gerektiğini vurguladı.

Hayran, 60 yaşlarında Kovid-19'a yakalanan bir kadın hastanın kendilerini çok etkilediğini şu sözlerle anlattı:

"Bir anne, bir babaanne idi. Hiçbir ek hastalığı yoktu ve bize solunum sıkıntısıyla geldi. Onunla çok ciddi mücadeleler verdik. Umudumuzu kaybettiğimiz anlar çok oldu. Birbirimize destek vererek tekrar bir çaba içine girdik, sonu çok iyi oldu. İyi olduğu haberlerini alıyoruz, yürümeye çaba gösterdiğini öğreniyoruz. Hayatına kaldığı yerden devam ettiğini duyuyoruz, bu da bizi çok mutlu ediyor. Ne yazık ki kaybettiğimiz hasta da çok oldu, onları da unutmuyoruz."

İzolasyon sürecinde insanların çok daha dikkatle kuralları yerine getirmesi gerektiğini belirten Hayran, "Kimsenin anne-babasını burada görmek istemiyorum, kendi anne ve babamı asla. Dikkat ettiğimiz sürece bunun önüne geçebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.