TURİZM
Giriş Tarihi : 18-09-2020 16:35   Güncelleme : 18-09-2020 16:37

Canlanma iç pazar ile başlayacak

COVID-19 salgını nedeniyle turizm sektöründe büyük kayıplar yaşandığın aşikar olsa da sektörün ileri gelenleri, iç pazarda geri dönüşün beklenenden hızlı olacağını söylüyor.

Canlanma iç pazar ile başlayacak

- SEYYAH DERGİSİ TEMMUZ 2020 -

Dünyayı etkisi altına alan Coronavirüs salgınında, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu durumdan en çok etkilenen pazarların başında turizm sektörü yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti’nin Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz ve Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını sonrası turizm sektörünün genel durumu ve sektörün önümüzdeki döneme ait beklentilerini açıklamak adına sektörde bir ilki gerçekleştirerek online basın toplantısı gerçekleştirdi. 

ÇARPICI VERİLER
Basın toplantısında Küçükyılmaz, ilk çeyrekte yurt dışından gelen ziyaretçi sayısının geçen seneye göre yüzde 20,5 oranında azaldığını ve mart ayında ziyaretçi sayısının yüzde 64,7 oranında gerilediğini belirtirken Karayal, Coronavirüs salgını sonrası turizm sektörü ve tatil alışkanlıklarının değişimi hakkında açıklamalarda bulundu. İnternet üzerinden gerçekleştirilen anket sonuçlarını da açıklayan Küçükyılmaz, ankete katılanların yüzde 60’ının salgın sonrası bu sene içinde seyahat etmek istediğini ve ankete katılanların büyük çoğunluğunun tatil için yurt içi seçenekleri değerlendirdiğini açıkladı. Kaan Karayal, COVID-19 salgını nedeniyle turizm sektöründe büyük kayıplar yaşandığını; havayolları, tur operatörleri, seyahat acenteleri, oteller ve benzeri bütün turizm bileşenlerinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtse de iç pazarda geri dönüşün beklenenden hızlı olacağını söylüyor. 

TATİL ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞECEK
Basından gelen soruları yanıtlayarak Coronavirüs salgını sonrası tatil alışkanlıklarının da değişeceğini söyleyen Karayal, “Salgın, hayatta kalma, güven duyma ve tedbirli olma gibi insanların en temel duygularını değiştirmiş durumda. Her birey, farklı güvenlik algısına sahiptir. Ancak çok önemli bir kitleyi önümüzdeki birkaç yıl etkileyecek sosyolojik ve psikolojik olgulardan bahsediyoruz. Bu olgular, her türlü satın alma ve tüketim alışkanlıklarına, dolayısıyla tatil yapma, seyahat etme alışkanlıklarına da etki edecek. Konaklama tesisleri ve havayolları kendi içlerinde birtakım önlemler almaya başladı. Ancak bu önlemleri misafirlerimize doğru şekilde anlatmak ve sunmak da çok önemli… Burada seyahat acentelerine büyük görev düşüyor.” açıklamasında bulundu.

YÜZDE 60’LIK KESİM TATİL PLANI YAPIYOR
Küçükyılmaz, “Bizler turizm sevdalıları olarak misafirlerimizin hem otellerden hem de seyahat acentelerinden beklentilerini öğrenmek adına bir anket düzenledik. Bizden daha önce rezervasyon yaptıran misafirlerimiz ve sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip eden tatil severlerimize hangi şartlar sağlanırsa gönül rahatlığı ile tatile gidebileceklerini sorduk. Anket sonuçlarına göre misafirlerimizin yüzde 40’ı bu sene Corona riski azaldıktan sonra dahi tatile gitmeyi düşünmüyor. Yüzde 60’ı ise belirli tedbirler alınması durumunda tatil planı yapacağını belirtiyor. Tesis genelinde sağlanan sosyal mesafe, doluluk oranı ve misafir çıkışlarından sonra odaların bir süre boş bırakılması gibi konular misafirlerimiz için ön planda yer alıyor.” açıklamasında bulundu. 

YARALARINI YERLİ TURİST SARACAK
Gerçekleştirilen anket sonucunda büyük bir kesim yurt dışı tatilini aklından silmiş durumdayken yurt içi tatil planı yapmak isteyenlerin oranı oldukça yüksek: Yüzde 84. Ankete katılanların birden fazla tercih yapabildiği tatil seçeneklerinde yüzde 51’i otel ve resortları, yüzde 32’si butik otelleri, yüzde 28’i tatil köylerini, yüzde 28’i ev kiralamayı tercih ederken; tatile giderken kendi arabasıyla gitmeyi tercih edenler yüzde 67 oranında. Uçak ya da otobüs kullanmayı tercih edenlerin oranı ise bir hayli düşük: Yani yüzde 30.

TESİSLERİN DOLULUK ORANI ETKİLİ
Gönül rahatlığıyla tatile gitmek adına beklentilerin birinci öncelikleri arasında tesisin yüzde 50 doluluk ile misafir kabul etmesi, tesis ortak alanlarında sosyal mesafe kurallarına uyulması ve tesis odaların en az 24 saat boş bırakılmış olması konuları yer alıyor. İkinci öncelikler ise tesisin sağlık raporu dâhilinde misafir kabul etmesi ve tesislerde açık büfe yerine kişiye özel yemek servisi yapılıyor olması maddeleri sıralanıyor. Dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgınının getirdiği bu zorlu günler, elbette geride kalacak. Ancak pek çok bilim insanı ve sosyoloğun da belirttiği gibi kriz sonrası pek çok şey değişecek ve belki de hiçbir eskisi gibi olmayacak. Beklentilerimiz, alışkanlıklarımız ve dahası gündelik yaşantılarımız bile büyük bir değişim sürecine girecek. Küçükyılmaz ise bizleri bu süreci birlikte ve birbirimizi anlayarak atlatmaya davet ediyor. Bizler de Seyyah dergisi olarak “olumlu düşünelim, her şey iyi olsun!” diyoruz.