SEYYAH
Giriş Tarihi : 28-05-2020 19:32   Güncelleme : 28-05-2020 19:32

Şimdi orada olmak vardı: Buenos Aires

Küresel salgın nedeniyle seyahat planlarımızı ertelemiş olabiliriz. Ancak bu durum, Latin Amerika ve Arjantin'e gitme hayalleri kurmak için kesinlikle engel değil. Öyle değil mi?

Şimdi orada olmak vardı: Buenos Aires

-SEYYAH MAYIS 2020-BAŞAK S. VANROY-

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vizesiz giriş imkânı sunan Arjantin'in başkenti, dünyanın en büyük nehir ağzına, Rio de la Plata'nın kıyısına kurulmuş. İspanyolca güzel havalar anlamına gelen Buenos Aires, halk kahramanı Evita, futbol efsanesi Maradona ve edebiyat ekolü Borges’i aynı ruhta birleştiriyor. 

15 milyonu aşan nüfusuyla Arjantin'in yüzde 40'ına ev sahipliği yapan kent, asıl cazibesini “barrios” denilen rengârenk mahallelerinden alıyor. Kendine özgü ritimlere sahip 20'den fazla semtin her biri şehrin farklı bir yüzünü temsil ediyor. Kentin merkezinde boylu boyunca uzanan 9 Temmuz Bulvarı (Avenida 9 de Julio), 144 metrelik genişliğiyle dünyanın büyüğü. Ortasında Obelisk denilen meşhur dikilitaşın yükseldiği bulvarı paralel kesen Corrientes Caddesi ise hemen her saat canlı. 

Florida ise Beyoğlu'ndaki İstiklal Caddesi'nin muadili gibi... Geniş bulvarları ve zarif binalarıyla Paris'i anımsatan Buenos Aires tam bir şehircilik harikası. Izgarayı andıran şehir planı sayesinde kaybolmak neredeyse imkânsız. Asırlık metrosu ise Latin Amerika'nın en eskisi. Taksilerse ucuz ve güvenli. Geriye şehri keşfetmek kalıyor...

RENKLERİN PEŞİNDE
“Casa Rosada” denilen Pembe Köşk'ün yükseldiği Mayıs Meydanı (Plaza de Majo), Buenos Aires gezisi için iyi bir başlangıç noktası. Heykelleriyle dikkat çeken tarihi başkanlık binası, Evita'nın halka hitap ettiği ünlü bir balkona sahip. Köşkün üç blok ötesinde şehrin yeni yüzlerinden biri sizi bekliyor. Puerto Madero denilen bu eski liman bölgesindeki antrepolar restore edilerek şehrin en şık restoranlarına dönüştürülmüş. 

Karşı kıyıda sıralanan modern binalar Buenos Aires'e bir tasarım şehri kimliği kazandırıyor. Limanın her iki yakasını buluşturan Kadınlar Köprüsü (Puente de la Mujer) ters duran topuklu bir kadın ayakkabısı şeklinde. Uruguay adlı gemi müzesi ise köprünün yanı başında. Limanın kapı komşusu La Reserva Ecologica, kuş sesleri eşliğinde yürüyüş yapmak için ideal. Şehrin bir diğer gözde yeşil alanı ise Palermo Parkı. Metalden yapılmış dev çiçek anıtıyla tanınan parkın yakınlarında iki güzel yeşil alan daha var: Gül ve Japon Bahçesi. 

Tango ezgilerinin büyüsüne kapılmaya hazırsanız, birkaç önerimiz var: 9 Temmuz Bulvarı yakınlarındaki otel ve kulüplerin çoğu tangoyu turistik birer şova dönüştürüyor. Tangonun ruhuna inmek için Abasto ve San Telmo'daki salaş tiyatroları tercih edebilirsiniz. Yüz yıllık malikânelerde tango kursu almak şehrin yeni trendlerinden. Futbol ise hayatın her kesiminde sürpriz biçimde karşımıza çıkıyor. Şehirde hemen herkesin gönül verdiği bir takım var, hatta iki: Semtinin takımı ve de Birinci ligde tuttuğu takım. 

Futbol temalı restoranlar, oteller, otobüsler, bakkallar... Aklınıza gelebilecek her aktivitede bir futbol esintisi var. Şehirde maç organizasyonu yapan çok sayıda turizm acentesi bulunuyor. Maça gitme şansınız yoksa bile La Boca semtine uzanıp La Bombenera Stadı'ndaki müzede Maradona'nın heykelini ve ayak izini görebilirsiniz. Sahi, Buenos Aires'in dünyanın en fazla futbol kulübüne sahip şehri olduğunu biliyor muydunuz?

MÜZİĞİN BAŞKENTİ 
Edebiyat ekolü J. L. Borges'i, tango ve opera ile aynı ruhta birleştiren Latin Avrupalı başkent Buenos Aires'te gezi listenizde yer alması gereken bir müzik sarayı var: Teatro Colon. 9 Temmuz Caddesi üzerindeki asırlık yapı, Sidney Operası'ndan sonra Güney Yarımküre'deki en büyük tiyatro binası. Bugüne dek Maria Callas, Toscanini ve Stravinsky gibi isimleri ağırlayan tiyatronun kapasitesi, yaklaşık üç bin. Müzik performanları eşliğinde gezilen mekân konuklarına muhteşem bir akustik sunuyor. 

Tıpkı şehrin günün hemen her saati canlı olan sokakları gibi... Buenos Aires üzerine araştırmalar yaparken Türk gazeteci - yazar Aslı Pelit ile tanışıyorum. 

Uzun yıllardır önce Küba'da sonra da Buenos Aires'te yaşayan Pelit, geçtigimiz senelerde Latin Amerika'da toplam sekiz ülkede, 40 kadar stadyumda 100’den fazla maç izlemiş. “Burada bir Boca Juniors - River Plate derbisi yakalarsanız, kaçırmayın!” diyor ve ekliyor: “Racing - Independiente maçı -az bilinmesine rağmen- şehrin en çekişmeli ve heyecanlı maçlarından birine sahne olur. Açıkçası Racing’e hayranım. Düşünün! Takım 40 sene hiç bir başarı göstermiyor, ama taraftarı stadı dolduruyor. Formanın sırtında bile yazıyor: Öyle bir tutku ki, açıklanamaz...” Gerçekten de ona hak vermemek imkânsız. Çünkü Latin Amerika’nın Avrupalı başkenti Buenos Aires, müzeleri, tango mekânları ve yeni gastronomi adresleriyle belki de hiç olmadığı kadar çekici. İlk fırsatta “tutkunun şehri” Buenos Aires'e gitmek gerek... 

NE YENİR? 
Arjantin Turizm Bakanlığı yetkililerinden Romina Galante, sadece yemek için on binlerce turistin Buenos Aires'e geldiğini söylüyor. Haksız da sayılmaz. Arjantinliler, göçebe ataları sayesinde zengin bir mutfak kültürüne sahip. Yine de geleneksel Arjantin mutfağı, sığır etinden taviz vermiyor. Ülkede etin lezzetini arttırmak için özel masajlar uygulanan sığırların klasik müzik eşliğinde stressiz bir ortamda yetiştirildiği biliniyor. 

Buenos Aires'te etin en iyisini tadabileceğiniz pek çok restoran bulabilirsiniz. Bazı yerlerde menüdeki et çeşitlerinin sayısı 60'ı aşıyor. Dev porsiyonlarda çeşitli soslar eşliğinde sunulan biftekler genellikle az pişiriliyor. Arjantin böreği empanadas, kendine özgü bir ritüelle içilen mate çayı, az sütlü kahve cortado ve karamelize süt kreması dulce de leche şehir mutfağının köşe taşları.   

NE ALINIR? 
Buenos Aires, Latin Amerika'da alışveriş seçeneğinin belki de en zengin olduğu şehir. Yaz aylarında dükkânların çoğu öğle saatlerinde açılıp 17.00 gibi kapanıyor. Son yıllarda sayıları artan modern alışveriş merkezleri ise genellikle 22.00'ye kadar açık. 

Şehre özgü ürünler arasında deri eşyalar, mücevher, tango CD'leri, plaklar, hasır şapka, gümüş işleri ile yerel futbol takımlarına ait forma ve aksesuarlar yer alıyor. Antikacılarıyla ünlü San Telmo'da pazar günleri büyük bir bit pazarı kuruluyor. Recoleta ve Palermo Soho ise moda butikleriyle ünlü.