TURİZM
Giriş Tarihi : 24-02-2020 16:46   Güncelleme : 24-02-2020 16:46

Kültür turizminin parlayan güneşi: Laodikeia

Prof. Dr. Celal Şimşek’ten son yıllarda yapılan çalışmalarla birlikte UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Laodikeia Antik Kenti’ne ilişkin önemli bilgiler…

Kültür turizminin parlayan güneşi: Laodikeia

MELİH USLU - Seyyah Şubat 2020

Denizli’deki Laodikeia Antik Kenti’nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmalarının başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, ülkemiz kültür turizminin duayenlerinden Faruk Pekin moderatörlüğünde gerçekleştirilen sohbette detaylı olarak anlatmıştı. Ancak Laodikeia üzerine yapılan bu önemli açıklamalar, bana sorarsanız kamuoyunda yeterince yer bulmadı. Bu nedenle burada, Sayın Şimşek’in konuşmasından bir özet geçmek isterim. 

TARİHTE BİR MARKAYDI
“Bir şey yapmak için hayalleriniz olacak, fakat bunu gerçekleştirmek için de azminiz olacak. Biz Laodikeia için bu şekilde çalışıyoruz ve verim alıyoruz. Antik dünyada özellikle tekstil alanında bir marka olan Laodikeia, günümüzde kültür turizminin ve inanç turizminin markası oluyor. Laodikeia Antik Kenti, 2003 yılından önce tanınmayan bir ören yeriydi. Her şeyden önce antik kaynaklar, Laodikeia’nın MÖ 3. yüzyılın ortalarında kurulduğunu yazıyordu. Ama yaptığımız kazı çalışmalarıyla bugün Laodikeia’nın MÖ 5 bin 500’e kadar uzandığını gördük. Laodikeia’nın bir Roma, bir Grek kenti değil; Anadolu insanının kurduğu bir şehir olduğunu ortaya koyduk. Arkeolojik çalışmalar geçmişle günümüz arasındaki bağlantıları gün ışığına çıkarmayı amaçlar. Yaptığımız çalışmalarla Denizli’nin ticaret ve sanayi kenti olmasının binlerce yıl öncesine dayandığını ortaya koyduk. Buradan tekstil üretiminin tüm dünyaya ihraç edildiği, Büyük Menderes Nehri kanalıyla denize ulaştırıldığı ortaya çıktı.” 

BU MİRASI KORUMALIYIZ!
“Laodikeia Antik Kenti aynı zamanda, Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri. İncil’de Yedi Kilise olarak geçen kent ilk kiliselerden birine ev sahipliği yapmıştır. Pamukkale Üniversitesi olarak yaptığımız Laodikeia kazıları, 2009 yılı itibarıyla 12 ay üzerinden kesintisiz çalışmaların devam ettiği, ülkemizdeki ilk kurumsal ve en büyük kazı alanıdır. Bu doğrultuda amacımız, Laodikeia’nın UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne eklenmesini sağlamak. Kazmak kolay, ama korumak zor... Bu yüzden en önem verdiğimiz şeylerden biri de ortaya çıkardıklarımızı korumak. Laodikeia kazılarındaki felsefemiz, kazılan yer ortaya çıkarılıp korumaya alınmadan başka bir yer kazılamaz şeklinde özetlenebilir.”

Toparlamam gerekirse bu önemli açıklamalar için değerli hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Prof. Şimşek, söyleşide gerçekleştirdiği sunum sonrasında arkeoloji, tarih ve kültür meraklılarının sorularını yanıtlayarak sohbeti tamamladı.

Prof. Dr. Celal Şimşek Kimdir?
1964 yılında Denizli’de doğdu. 1982 - 1986 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nde okudu. Yüksek lisans ve doktora çalışmasını Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, arkeoloji alanında yaptı. Yüksek lisans tezini “Burdur Müzesi’nde Bulunan MÖ 4. yüzyıla Ait Kırmızı Figürlü Seramikler”, doktora tezini “Hierapolis Güney Nekropolü” üzerine yaptı. 1988-1997 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Adıyaman ve Denizli Müzeleri’nde arkeolog olarak çalıştı. 1998 yılında yardımcı doçent olarak Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nü kurdu. 2002 yılında doçent, 2007 yılında profesör oldu. 2015 yılında Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü’nü kurdu. Halen Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Arkeoloji Enstitüsü Müdürü’dür. 2003 yılından itibaren Laodikeia Antik Kenti kazı ve restorasyon çalışmalarına başkanlık yapmaktadır. Arkeoloji alanında çok sayıda araştırması ve yayını vardır.