RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 24-02-2020 16:43   Güncelleme : 24-02-2020 16:43

Beş soruda Cem Mansur

CRR Konser Salonu Genel Sanat Yönetmeni Cem Mansur, İstanbul’a ve Türkiye’ye kaliteli müzikle değer katmayı amaçladığını söylüyor.

Beş soruda Cem Mansur

RÖPORTAJ -DAVİD YILMAZTÜRK - Seyyah Şubat 2020

Dünyanın önde gelen sahnelerinde orkestralar yöneten Cem Mansur, müzik tutkusundan kenti bekleyen etkinliklere kadar pek çok konu hakkında düşüncelerini paylaştı bizimle. Mansur, müziğin birleştirici etkisine vurgu yaparak, “Burada herkes için müzik olacak, ama her türün iyisi olacak.” diyor. İşte keyifli bir söyleşinin ayrıntıları... 

“Müziksiz bir hayatta mutlu olamazdım” diyorsunuz. Neden?
“Hayatımda müziğin yer almasını istediğim için mühendislik eğitimini yarıda bırakarak kendime farklı bir yol çizdim. İddiam orkestra şefi olmak değildi. Orkestra şefi, piyanist, ses teknisyeni ya da müzik pedagogu gibi müziğin birçok alanında çalışabilirsiniz. Orkestra şefliğinde yetenekli olduğumu düşündüğüm için bu yönüme yoğunlaştım. Kariyerim bu alanda ilerledi.”

Geriye dönüp baktığınızda, “İyi ki yapmışım.” dediğiniz şey nelerdir?
“Müzik kariyerimin ilerleyen yıllarında, sekiz yıl İstanbul Devlet Operası, sekiz yıl Oxford Şehir Orkestrası ve 12 yıl Akbank Oda Orkestrası deneyimi yaşadım. İyi ki yapmışım dediğim şey, Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nı kurmak oldu. Orada yetişen yüzlerce genç yetenek, dünyanın en önemli sahnelerinde büyük solistlerle aynı salonu paylaştılar.”

CRR Konser Salonu ile ilgili hayaliniz nedir?
“CRR’yi yeniden marka yapmak istiyorum. Her tür müziğin en iyisini insanların bulabileceklerinden emin oldukları bir marka. Yeni dönemde de her tür müzik sahnede kendine yer bulacak. Bunu yaparken de temel ilkemiz kaliteli ve iyi müziğin insanlarla buluşması. Temel ilkemiz bu. Türk sanat müziğinden tasavvufa, cazdan senfonik müziğe ve çocuk etkinliklerine kadar her tür yine sahnemizde olacak. Her tür olacak, ama her türün iyisi olacak. Bu konuda ısrarlı ve iddialıyız.” 

Müzik kültürel bir diyalog alanı mı sizce?
“Ayrı dünyaların müzikleri birbiriyle hiç anlaşamaz gibi bir bakış açısı var. Hâlbuki müzik bir diyalog alanı... Özellikle çok sesli müzik, insanların birbirini dinlediği toplumlarda gelişen bir müziktir. Demokratik toplumların iyi müziği oluşturmasına şaşırmamak gerek. İyi çalan bir orkestra, çeşitlilik gösteren konser salonu, aslında Türkiye’nin farklılıklarını ahenkli bir şekilde yaşayan toplum olmasının sembolüdür. O yüzden konser salonları ve orkestralar Türkiye’yi anlatamıyorlar. Keşke anlatabilseler. Amacım burayı bir diyalog alanı haline getirmek.”

Müzik hayatınıza nasıl bir anlam katıyor? 
“Müzik dinlemeyi dijital platformdan bir şeyler açmak olarak görmeyin. Müzik çok kolay erişilebilir duruma geldi. Kaliteli müziklere çok kolay ulaşabiliyoruz. Ama onlar müziğin sadece bir sureti. Hatta siyah - beyaz bir sureti… Müzik ise zaman içerisinde akıp giden bir şey… Zamanı anlamlı yaşamak için mutlaka canlı müzik dinleyin. Hayatta akıp giden bir şeyler olduğunun farkına vararak, yüksek konsantrasyon ile müzik dinleyin. Bu bütün hayatınızı zenginleştirecek. Buraya ya da başka bir yere gidip konser dinlemek sahnede oluşturan titreşimleri bize ulaştırır. Bununla derinleşiriz ve duygusal olarak zenginleşiriz. Hayata anlam verebilmek için müzik eşsiz bir araç.”